kilo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kilo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ocak 2009 Salı

3 Günlük Şok Diyet

Dr. Gürkan Kubilay 'dan bayanlar için özel 3 günlük şok diyet

1.gün

Sabah:1 bardak papatya çayı,örgü peynir 1 dilim salam, 1 dilim kepek ekmek

Ara: 10:30 gibi 3 veya 4 dilim ananas

Öğlen:4 adet köfte , havuç turp ve maydanoz ile yapılmış yağsız salata

Ara:1 adet poğaça

Akşam:bir tabak bulgur pilavı,bir tabak taze fasulye ve bir kase cacık

2.gün

Sabah:1 bardak portakal suyu,1 adet haşlanmış yumurta,1 dilim kepek ekmek, domates salatalık

Ara: 3 ya da 4 adet ceviz içi

Öğlen: domates çorbası 1 dilim kepek ekmek

Ara: 1 adet ayva ya da yarım tabak sütlaç

Akşam: levrek buğulama ile çoban salatası

3.gün

Sabah:1 bardak süt,mısır yulaf gevreği , yeşil zeytin

Ara: bir avuç fıstık

Öğlen: dilediğinizi yiyebilirsiniz

Akşam: domatesli makarna

Ara:1 bardak yoğurt veya yeşil elma

12 Ocak 2009 Pazartesi

Sağlıklı Zayıflama Diyeti

diyet yapan kadın

Diyet yaparken dikkat etmeniz gereken en önemli nokta, diyet listenizin sağlıklı kilo vermenize yardımcı olması gerektiğidir. Uzmanlar, 1 ayda 10 kilo verdiren diyetlerin hem sağlığınızı tehlikeye attığını hem de vücudunuzda deformasyona neden olduğunu önemle vurguluyor. Sağlıkla kilo verebileceğiniz diyet menüsü


Uyanınca,
1 bardak ılık suya bir tatlı kaşığı bal ve 12 damla limon suyu ekleyip için.

Kahvaltı,
Yarım simit
3 parmak dil peyniri
9 adet light yeşil ve siyah zeytin
Az miktarda doğal reçel
Üzerine kekik eklenmiş domates biber kavurması

Kahvaltıdan 3 saat sonra,
1 kase light yoğurt
1 avuç dolusu çilek ya da vişne
2 yemek kaşığı yulaf ezmesi
1 tatlı kaşığı tarçın
1 tatlı kaşığı bal
Tüm malzemeleri sırasıyla bir kasede karıştırıp yiyin.

Akşam Üstü,
1 avuç mürdüm eriği
12 adet antep fıstığı

Akşam,
1 orta boy beyaz etli balıktan yapılmış pilaki
Közlenmiş biber ve patlıcandan yapılmış bol limonlu az yağlı salata.
Bolca yeşillik ve taze soğan

Gece,
Limon Sorbe ya da iki küçük top limonlu dondurma

Notlar,

Akşam yemeğinizi çok geç saatte yemeyin.
Diyetinizle beraber egzersiz yapmayı ihmal etmeyin.


Balık pilaki diyet yemeği


Balık Pilaki

Balık hep sıcak yenir diye bir alışkanlığımız var. Oysa ki yaz günlerinde balığı soğuk da yiyebiliriz. Tarifini vereceğimiz balık pilaki, hem sindirimi kolay hem de lezzetli bir yemek. Özellikle Ege Bölgesinde çok tüketilen bu yemek, Egelilerin nasıl bu kadar genç ve sağlıklı kalabildiğinin anlamamız için yeterli.


Malzemeler,
1 kilo beyaz etli balık ( palamut, lüfer, levrek, istavrit olabilir.)
4 adet orta boy soğan
4 adet orta boy domates
5 adet sarımsak
1 demet maydonoz
1 çay bardağı zeytinyağı
1 limon
5-6 adet defne yaprağı
1 su bardağı su
Tuz
Bir avuç tane karabiber

Yapılışı,
1. Büyük balıklardan kılçıksız fileto çıkarıp büyük parçalar halinde kesin.
2. Soğanları salata soğanı gibi halka doğrayıp tavaya koyun. (isterseniz taze soğan kullanın.)
3. Yağda soğanları hafif öldürün.
4. Domatesin kabuklarını soyup, fındık büyüklüğüne doğrayın ve soğana ilave edin.
5. Maydonozu yıkayıp ince ince kıydıktan sonra tuz ve kara biberle beraber tavaya ekleyin.
6. Tavadaki malzemeleri bir iki kez karıştırın.
7. Sarımsakları soyup küçük küçük doğrayarak karışıma koyun.
8. Yayvan bir kaba bu sosun yarısını koyup balıkları yerleştirin.
9. Sosun kalan kısmını balıkları tamamen örtecek şekilde üstüne dökün.
10. Aralara 5-6 adet defne yaprağı koyun.
11. Üzerine 1 su bardağı suyu ve limon dilimlerini koyun.
12. Balıkları fırında ya da ocakta ağzı kapalı şekilde suyunu çekene kadar pişirin.

1 Haftada En Fazla Kaç Kilo Verebilirim?

Her geçen gün yeni yeni diyetlerle karşılaşmaktayız. Bunların arasından gayet bilinçlice hazırlanmış olanlar olduğu gibi sadece dikkat çekmek için hazırlanmış olanlar da vardır. Bilinçlice hazırlanan diyet zaten kendisini haftalık verilebilecek kilo kaybı ile belli eder. Bu diyetler genelde haftada 0.5 - 1 kg. ağırlık kaybını doğru bulurlar. Bunların dışında öyle 'Mucize Diyet'ler çıkarılır ki haftada 3 - 4 hatta bazen 6 kilo bile verilebileceğini iddia ederler. Peki bu ne kadar mümkün? Hesaplayalım; bunu hep en iyi ihtimalleri göz önüne alarak yapacağız.


1) Her besin maddesinin vücuda kazandırdığı bir enerji değeri vardır. Bu protein ve karbonhidratların 1 gramları için 4 kalori iken, yağlar için 9 kaloridir. Öte yandan 7.000 kalorilik ekstra harcama ile 1 kilo kaybedilmektedir.

2) Her insanın günlük ihtiyacı olan bir kalori değeri vardır. 1.65 metre boylarında, 70 kilo ağırlığında yetişkin bir bayanın (yaklaşık olarak ideal kilosunun 12 kilo üstünde) günlük kalori ihtiyacı ortalama olarak 2.500 kaloridir.

3) Günlük yapılan egzersizlerle bu değeri 3.000 kaloriye kadar çıkarmak mümkün. Biz yine en iyi ihtimalleri göz önüne aldığımız için hadi diyelim ki bu bayan arkadaşımız günlük olarak 20 km. de yürüyüş yapsın! (Bu durum 1.200 kalorilik ekstra bir enerji harcaması yaratacaktır)


4) Yani günlük olarak egzersiz yapan ve bununla da kalmayıp 20 km. yürüyüş yapan bir bayanın günlük kalori ihtiyacı 4.200 kaloriye kadar çıkacaktır.

5) Hadi diyelim ki bu bayan arkadaşımız günlük 1.200 kalori içeren bir diyet uyguluyor olsun (burada bahsettiğimiz olanaksız bir şeydir. Çünkü günlük 20 km. yürüyen bir kişinin ayakta kalabilmesi icin en az 2.000 kaloriye ihtiyacı vardır. Ama biz yine 'en iyi ihtimalleri' göz önüne alacağımız için bunu mümkünmüş gibi kabul edelim).

6) Bu da demek oluyor ki; bu bayan günlük 4.200 - 1.200 = 3.000 kalori ekstradan enerji harcamaktadır. Bir haftada 3.000 x 7 = 21.000 kalori eder.
21.000 kalorilik enerji açığı ise 21.000 / 7.000 ? 3 kg demektir.

7) Yani günlük egzersiz yapan, 20 km. yürüyen ve 1.200 kalorilik bir rejim uygulayan bayan (ki böyle bir varlık dünyada yoktur!) haftada en fazla 3 kilo yağ yakabilir!!! (Bu değer 20 km. yürüyüşü hesaba katmazsak 1.8 kilo kadardır).

O halde bu sonuç ne demek oluyor? Hani haftada 6 kilo kaybedecektiniz? İşte burada o dramatik gerçek ortaya çıkıyor. Kaybedilen bu 6 kilonun büyük çoğunluğu vücut suyudur. Diyet yapayım derken sağlığınızdan oldunuz!!!

Peki gerçekten sağlığa zarar vermeden verilebilecek kilo kaybı ne kadardır? Bu değer haftalık 0.5 kg. ile 1 kg. arasındadır. Diyete başlamadan önce hedeflerinizi bu değere göre belirleyin. Sadece bu şekilde başarıya ulaşmak mümkündür.

Uzman Diyetisyen
M. Turgay KÖSE

9 Ocak 2009 Cuma

Yeni yıl diyetiyle yenilenin


















Bu diyette günlük menü diyet süresince aynıdır, tavsiye edilen diyet süresi 1-2 haftadır.

Sabah : 1 ince dilim ekmek, 20 gram peynir, 1 domates, 1 salatalık.

Kuşluk : 1 porsiyon meyve

Öğle : 1 yağsız tost, 1 ayran, yağsız salata.

İkindi : 1 porsiyon meyve

Akşam : 4 yemek kaşığı sebze, 2 ızgara köfte (60 gram kadar) veya 100 gram tavuk, 1 çay bardağı yoğurt, salata.

Gece : 1 porsiyon meyve.

7 Ocak 2009 Çarşamba

Portakal Yağının Faydaları

Portakal Yağı

Portakal Yağı: Mide rahatsızlıklarına karşı faydalıdır. Sindirimi kolaylaştırır. Ateş düşürücü etkisi vardır. Romatizmaya karşı yararlıdır.
Damar sertliği, felç riski, soğuk algınlığı, yorgunluk, sinir bozukluğu, kansızlık, karaciğer tembelliği, şeker hastalığı ve kilo vermede etkili olmaktadır.

Cildinizin güzel olmasına katkı sağlar

Yara ve yanıkların tedavisi için kullanılmaktadır. Cildinizi sıkılaştırır. Sivilce ve akneleri kurutmada etkilidir. Tonik olarak da kullanılabilir.

Dahilen yarım fincan suyun içine 3 damla damlatılıp günde 3 kez kullanılır. Haricen cilde masaj yapılarak sürülebilir.

Detoks Çayı


Detoks Çayı

"Detoks" toksinlerden arınmak anlamına gelmektedir. Detoks aslında toksinlerden arınma değil,yaşam tarzı olmalı. Detoks diyeti, detoks çayları toksinleri atmak için iyi bir yöntem sayılırlar. Lourdes Çabuk'un tavsiyesi olan detoks çayını arınma amacıyla ayda bir veya iki kez içebilirsiniz.

Detoks çayı:

Hazırlanışı: 2 bardak kaynar suya bir tutam kiraz sapı, bir tatlı kaşığı kereviz yaprağı, bir demet taze maydanoz, bir tutam enginar yaprağı ve 4-5 adet avokado yaprağı koyun.

Malzemeleri ilave ettikten sonra en çok iki dakika daha kısık ateşte kaynatın. Altını kapattıktan sonra demlenmesini bekleyin ve süzün.

Bu sudan bir bardak yatmadan evvel için. kalan bir bardak suyu da ertesi sabah da kalktığınızda için.

4 Ocak 2009 Pazar

Şişmanlık ve İyi Olma Sendromu

ImageBaşkalarına sürekli hediye almak, kendi isteklerini ikinci planda tutmak, etrafındakilerin sevgisini kaybetmemek ve yalnız kalmamak uğruna hep uyumlu insan olmaya çalışmak iyi olma sendromunun bazı belirtileri olabilir. Vücut ağırlığı normalden fazla olan kişilerde de görülebilen “iyi olma sendromu” aslında özgüven eksikliğine bağlı olarak görülebilmektedir. Vücut ağırlığı görünen sebeptir.

Her kendine güveni az olan kişi gibi, dış görüntüsünden memnun olmayan kişiler de kendilerini kabul ettirmek için zaman zaman fazladan çaba gösterme ihtiyacı hissederler. Fazla kilolarını adeta özür dilenmesi gereken bir durummuş gibi görerek öyle davranma eğiliminde olabilirler.


Fazla kilolu veya obez bazı kişiler dış görüntülerini insanların onları sevmemesi ya da kabul etmemesi için bazen geçerli bir sebepmiş gibi düşünebiliyorlar ve ardından da, normal koşullarda olacağından çok daha iyi davranabiliyorlar. Normalde verecekleri tepkileri vermeyip öfkelerini, kırgınlıklarını, kızgınlıklarını, hüsran ve hayal kırıklıklarını karşısındakini kaybetmemek uğruna dile getirmeyebilirler. Ne yazık ki bu duyguları bastırmanın onlara nasıl zarar verdiğini ve onlara daha fazla kilo olarak döndüğünü de farketmezler. İfade edilemeyen duygular herkeste olabileceği gibi onlarda da yemek yeme dürtüsüne yol açarak sağlıksız bir fazla yeme durumuna sebep olur. Rahatsız edici ortamda gülümseyerek ve alttan alarak geçiştirilen durum, yalnız kalınca yemeğe saldırma tepkisine dönüşür.

En yaygın örnek kilolu kişilerin etraflarındaki insanların sürekli kilolarıyla ilgili yorum yapmaları veya soru sormalarından rahatsız olmalarına rağmen kibarca cevap vermeye çalışmalarıdır. Dolayısıyla insanlar rahatsızlık verdiklerini bilmeden, kendilerince iyi niyetle ısrarla soru sormaya ve yorum yapmaya devam ederler. Halbuki “zayıflamışsın”, “kilo vermiş görünüyorsun” gibi genellikle iltifat kategorisinde görülen cümleler bile çoğu zaman duymak istemedikleri cümlelerdendir. Ama bunu ifade etmedikleri sürece duymaya devam etmeleri kaçınılmazdır. Bu döngüyü bir noktada kırmaları ve kendilerine zarar vermektense karşılarındakine ne hissettiklerini bildirmeyi tercih etmeye başlamaları gereklidir.

Bir başka çok karşılaşılan durum ise sürekli hediyeler vermektir. Karşılarındaki insanı mutlu etmek uğruna bazen kendilerini yıpratabilir dış görünüşünden memnun olmayan kişiler. Bu iyi niyetleri genellikle sömürüye açıktır. Ve sonucunda hediyelere rağmen uzaklaşan kişiler geride yine kırgın, kullanılmış hisseden ama bunu dile getirememiş ve aynı döngüye giren insanlar bırakırlar.

Başkalarına gösterdiğimiz özeni öncelikle kendimize göstermeyi, başkalarina hediye aldığımız kadar kendimize hediye vermeyi öğrendiğimiz zaman daha mutlu bireyler haline gelebiliriz.

“Iyi olma sendromu” ile vucut agirligi arasindaki baglanti dogrudan degildir, bu durumun asil olusma sebebi kendine guven eksikligidir. Kendine guven eksikligi yasayan kisilerin bir kisminda kendini kabul ettirebilmek, sevdirebilmek icin insanlara iyi davranmasi gerektigi yanilgisi dogabilir. Ancak burdan her vucut agirligi fazla olan kisinin kendine guven eksikligi oldugu, ya da her kendine guven eksikligi olan kisinin bu sekilde bir inanis gelistirdigi sonucuna varilmamalidir.

Fazla Kilolu Olmak Baskısı

kilolu.jpgVücut ağırlığınız, sizi diğerlerinden biraz daha yuvarlak görünümlü hale getiren bir durumda bile olsa bu sizi zayıflama endüstrisinin bir hedefi haline getirebilir. Birden medyadaki bütün kilo vermeye dair reklamlar size yönelikmiş gibi gelmeye başlar. Fazla kilolarınız olması veya şişman olmanız konusundaki farkındalığınız bu reklamları her şeyden fazla görmenize neden olur. Toplum şişman olmanın normal bir durum olmadığını ve bunun hiç istenmeyen bir durum olduğunu net bir şekilde ifade etmiştir. Küçük çocuklar bile daha okul günlerinin başından itibaren arkadaşlarının alaylarına maruz kalırlar.

Zenciler, eşcinseller, farklı dinlere mensup kişiler ve başka azınlıklar zaman zaman toplumda ayırımcılıkla karşılaşırlar. Şişman insanların karşılaştığı ayırımcılık daha bile fazladır belki ama çok daha belirgin olmayan bir şekilde yapılır. Diğerlerine göre daha çekici ve zayıf olan kişilerin daha şişman olan birisi işe daha uygun olsa da işe alındıkları ispatlanmış bir gerçektir. Sosyal durumlarda insanlar kilolu kişilerden kaçınırlar.

Peki, ama bu sosyal baskının sonucu ne oluyor? Böyle baskı altında olmak kilolu insanlara yardımcı mı oluyor? Elbette ki hayır. Kilo almanın özellikle obezitenin temelinde genetik kalıtımın yanı sıra duygusal yemenin olduğu düşünülürse bu baskı kilo sorunu olan kişilere iyi etki yapmıyor. Kabul göremediklerinin farkında olarak hissettikleri olumsuz duygular onları daha çok yemeğe yönlendirebiliyor. Yedikçe daha çok kilo alıyor, suçluluk ve pişmanlık duygularına kapılıyor, toplumun baskısını daha çok hissediyorlar. Ve bu kırılması gittikçe zorlaşan bir kısır döngü halini alıyor. Başka bir seçenek ise bu baskı sonucu kilo sorunlarının sağlıksız diyetlerle giderilmeye çalışması. Bu sağlıksız diyetler “başarılı” olursa kişi sağlığını yitiriyor, kalp sorunları, böbrek sorunları, halsizlik, kan değerlerinde bozulmalar ortaya çıkıyor. Bir de bu sağlıksız diyetler sonucu hem sağlığın bozulması hem de verilen kiloların fazlasıyla geri alınması durumu var ki bu en kötüsü.

Son zamanlarda meydana gelen olaylar medyanın ve halkın ilgisini bir süre için de olsa bu konulara çekti. Peki ama bunun etkisi ne kadar sürecek? Muhtemelen uzun değil. Yeni zayıflama merkezleri açılacak, insanlar yine kilo vermek için çeşitli sağlıksız yöntemlere sarılacak ve belki yıllarca yeni medyatik ölümler olmadığı sürece bu konular konuşulmayacak. Kilo sorunu olanlar utanarak, çekinerek, dışlanarak, küçümsenerek yaşamaya devam edecekler. Bu konuda her iki tarafa da düşen şeyler var. Kilo sorunu olan kişiler kilolarından önce özgüvenleri üstüne çalışmalı, dış görünümleri yüzünden onları yargılayan kişilerin buna hakları olmadığının farkına varmalılar. Kimse kimseyi sadece bu konuda değil hiçbir konuda yargılama hakkına sahip değil. Özellikle “güzellik” öylesine göreceli ve zamana endeksli bir kavram ki! Osmanlı İmparatorluğu zamanında haremdeki kadınlara eritilmiş tereyağı içirildiğini unutmayın. Çünkü o zaman da yağlı ve kıvrımlı vücudu olan kadınlar “güzel” idi. Şimdi empoze edilen bu yeni imaja, öğretilmiş değerlere kanmamak gerekiyor. Kilolu kişilerle karşılaştığınızda neler düşündüğünüzü ve neler hissettiğinizi bir tartın. Ve bunu yaptığınızda en küçük bir olumsuzluk fark ediyorsanız nedenini anlamaya çalışın ama en önemlisi bunların davranışınıza yansıyıp yansımadığına dikkat edin. Unutmayın ki sizin farkına bile varmadığınız bir bakışınız, surat ifadeniz, imalı bir lafınız veya “iyi niyet” ile söylenmiş bir sözünüz karşınızdaki insanda çok derin bir etki bırakıyor olabilir. Obezite gittikçe yaygınlaşmakta olan bir sağlık sorunu ve bu konuda tüm topluma görev düşüyor. Bu sağlık sorununa bir de psikolojik boyut eklenmesin.

Uzm. Psk. Tracy Kazmirci

1 Ocak 2009 Perşembe

Diyet yerine doğru beslenme

Diyet yapmak kişiye kendisini ‘yoksun’ ve ‘sınırlanmış’ hissettirir. Bu nedenle diyet yapma fikrinden vazgeçin ve beslenme tipinizi bir kez daha gözden geçirin.

Diyet kelimesi sınırlama ve yoksunluk duygusunu beraberinde getirir. Oysa beslenme modelinde değişiklik yapmak yeni alışkanlıklara uyum sağlamaya çalışmak, yapılabilir ve kalıcı bir tutum haline dönebilir. Diyet yapma fikrinden vazgeçin. Beslenme tipinizi gözden geçirin. Bunun için her gün yediklerinizi yazın daha sonra nerelerde hata yaptığınızı inceleyin. Doğru beslenme ilkelerini öğrenmek, besin gruplarını tanımak ve her besin grubundan ne miktarda yemeniz gerektiğini öğrenmek için bir beslenme uzmanı ile görüşün.


2009 için kolay ve uygulanabilir önemli ipuçları:
- Porsiyonlarınızı küçültün. Kendinize yasaklar koymak yerine her şeyden küçük miktarlarda tüketmeyi tercih edin. Tabağınızı yarım bırakın veya karşınızdaki ile paylaşın
- Haftada iki gün mutlaka balık yemeye çalışın. Omega 3 hem çocuklar hem de yetişkinler için kalp, beyin ve göz sağlığı açısından son derece önemlidir. Ceviz tüketimi de omega 3 için iyi bir kaynaktır.
- Çay veya kahvede şeker kullanıyorsanız, bırakın. Günde 5 şeker 100 kalori enerji verir. Her gün sadece 100 kaloriden vazgeçerek yılda 36 bin 500 kalori tasarruf edersiniz.
- Salataya eklediğiniz yağ miktarını gözden geçirin. 1 tatlı kaşığı zeytinyağı yeterlidir.
- Kuru baklagilleri haftada 1-2 kez mutlaka yemeye çalışın. nohut, mercimek, kuru fasulyeyi ihmal etmeyin. Sıcak yemek yapmak dışında haşlayıp salatalarınıza karıştırabilirsiniz. Çorba olarak tercih edebilirsiniz.
- Doymuş yağ tüketimini azaltarak, hayvansal besinlerin yağsız olanlarını seçin süt, yoğurt, peynir ve etlerin yağsız kısımlarını tercih edin.
- Meyve suyu miktarınızı kontrol edin. 1 bardak portakal suyunun 3 - 4 portakaldan elde edildiğini düşünürsek, 2 dakikada 250 kalori almak yerine 3 - 4 portakalı gün içinde tüketmek hem sizi daha uzun süre tok tutar, hem lif alırsınız, hem de ara öğün tüketmek metabolizmanızı hızlandırır.

Her gün 2 - 3 ceviz tüketin
- Alkol tüketiminizi sınırlandırın. Fazla miktarda (günlük 100 ml’den fazla) alkol tüketen kişilerde hastalığa yakalanma riski daha yüksektir. Aşırı alkol tüketimi ile kalsiyum emilimi azalır, atılımı ise artar. Her gün bir kadehten fazla alınan alkol, B1, B6 vitaminleri ve folik asidi olumsuz etkiler. Tükettiğiniz alkol miktarına dikkat edin. Alkol seviyorsanız tercihiniz hep şarap olsun. Rakı, votka ve viski içtiğinizde yüzde 45 - 50 oranında alkol alırsınız oysa şarabın alkol oranı yüzde 12 - 15’dir. 1 gram alkolün 7 kalori olduğunu unutmayın.
- Su içmekte zorlanıyorsanız bitki çaylarına ağırlık verin. Suyu içmek zor geliyorsa içinde limon sıkın taze nane veya salatalık atın, böylece yeni bir içecek yaratmış olursunuz. Buna rağmen başarılı olamıyorsanız bitki çaylarını bol su ile demleyin ve onu tüketin.
- Her gün 2 - 3 kuru kayısı ve ceviz tüketin. Ceviz iyi bir yağ ve omega 3 kaynağıdır kötü kolesterolü azaltır. İyi kolesterolü yükseltmeye yardımcı olur. Beyin fonksiyonları için önemlidir, kuru kayısı ile beraber hem tatlı ihtiyacını azaltır hem potasyum ile birlikte kalp ve tansiyon hastalarına iyidir. Kolay taşınan bir ara öğün seçeneği olduğu gibi bağırsak hareketlerine de yardımcı olur.
- Kuru yaban mersini ile tanışın. Bazı günler kuru kayısı yerine 10 -15 adet yaban mersini tercih edin. Çok iyi bir antioksidandır, kansere karşı koruyucudur.
- Her sabah aynı kahvaltıyı etmeyin. Bazı günler yeme biçiminizi değiştirin. Tek yönlü beslenmeyin, farklı tatları deneyin. İşte birkaç örnek:
Meyve salatası ile yoğurt
Yulaf ile süt
Meyve ile badem
Süt ile meyve
Peynir ekmek
Tost
Simit -peynir
Omlet ile ekmek
Çorba
- Yıllık sağlık muayenesini ihmal etmeyin. Eğer ailenizde kalp - damar hastalığı, yüksek tansiyon, şeker hastası veya kanserli birey varsa bu konuda çok daha hassas olun ve her yıl düzenli muayeneye gidin.
- Sebze çorbasını sevmeye çalışın. Özellikle sebze yemekte zorlanıyorsanız tüm sebzelerle bulgur, soğan ve bol domatesli çorba yapın.
- Haftada 1-2 gün yumurta yemekten korkmayın. Dilerseniz 1 yumurta sarısı ile 3 yumurta beyazını karıştırın, böylece daha az yağ ve kolesterol daha çok protein ve kalsiyum almış olursunuz.

Pozitif düşünün
- Fiziksel açlıkla duygusal açlığı ayırt etmeye çalışın. Sakın cesaretinizi kaybetmeyin. Hep pozitif düşünün.
- Öğün atlamayı alışkanlık haline getirmeyin. Çünkü atlanan her öğünden sonra, diğer öğündeki besin tüketimi daha fazla olur. Az ve sık yeme prensibi ile metabolik hızınız artar, kan şekeriniz dengede olur ve açlık hissetmezsiniz. Özellikle kahvaltıyı atlamayın bu durum gece daha fazla açlık hissetmenize sebep olabilir.
- Bulunduğu-nuz yaşı sevin. 30 yaşından itibaren metabolizmanız her yıl yavaşlar. Bu sebeple, her yaşın güzelliğini çıkarın. Eğer zamana karşı kendinizi korumak istiyorsanız, sadece yediklerinizi azaltmak bir çözüm olamaz.
- Zeytinyağını ve yağlı tohumları tercih edin. Zeytinyağının kalp dostu olduğu birçok araştırmada kanıtlanmıştır. Ancak tüm yağlar gibi, 1 gramı 9 kalori içerir ve fazla tüketimi şişmanlatır. Yağlı tohumlara da dikkat edin, bunlar sağlıklıdır ama kâseler dolusu yediğinizde değil, 10 fındık veya badem veya 3 ceviz, 1 tatlı kaşığı yağa eşittir ölçülü tüketin.

Etiket okumaya başlayın
- Kalori saymayın dengeli beslenin. Dengeli beslenebilmek için her öğünde 5 temel besin grubundaki yiyecekleri bir arada tüketin. Bu şekilde beslenme, besin öğeleri arasında dengeyi sağlar. Yeterli beslenebilmek için sadece kalori saymanıza gerek yok. Temel besin gruplarından hangi miktarda yemeniz gerektiğini bilmeniz yeterlidir.
- Etiket okumaya başlayın. Kendinizi kontrol ederken ve doğru besini ararken, mutlaka etiketleri okuyun. Besinlerin kalori, yağ ve tuz değerlerini, son kullanma tarihlerini inceleyin.
- Yaşam biçiminizi yeniden yapılandırın. Dengeli beslenme ve iyi yaşamı hayatınızın bir parçası haline getirin ve etrafınıza da bunu anlatın. Arkadaşınıza giderken pasta almak yerine, taze meyve sepeti veya zeytinyağ ürünlerinden bir sepet hazırlayabilirsiniz.
- Doymuş yağ tüketimini azaltın. Hayvansal besinlerin yağsız olanlarını seçin süt, yoğurt, peynir ve etlerin yağsız kısımlarını tercih edin.
- Günlük beslenmenizde süt, yoğurt veya ayrana yer verin. İçerdiği kalsiyum ve proteinin yanı sıra kilo kontrolünde de süt tüketimi çok önemli, her gün 1 -2 bardak tüketmiş olmaya gayret edin.


Çeşitli beslenin

Çeşitli beslenin. Hiç bir besin tek başına mucizevi bir özelliğe sahip değildir ve hiçbir besin de tek başına suçlu değildir. Hedefiniz hep ölçülü beslenmek olsun. Bu nedenle, herkes için ortak bir diyet öneren “sihirli diyet”lerin sizi başarıya götüreceğine inanmayın. Her başarısız diyet uygulaması, vücutta zayıflamaya karşı direnç oluşturur ve bir sonraki diyet girişiminin başarısını azaltır. Bu sebeple, kilo almamaya özen gösterin ve fazla yediğiniz günlerin hemen ardından dengelemeye çalışın.

30 Aralık 2008 Salı

Çocuklarda kilo sorunu

“Çocuğum için doğru vücut ağırlığı nedir?” ebeveynlerin en sık sorduğu sorudur. Basit bir soru gibi görünür ancak cevabı her zaman basit değildir. İnsanların farklı vücut tipleri vardır, bu nedenle herkes için doğru olan tek bir ağırlık yoktur. Aynı boyda ve yaşta olan çocuklar arasında bazıları diğerlerinden daha kaslı veya gelişmiş olabilir. Bunun nedeni bütün çocukların vücutlarının aynı tip olmaması veya aynı zamanda gelişmemeleridir. Çocukların boylarına göre doğru bir kilo aralığında olup olmadığını bulmak mümkündür ancak biraz çaba gerektirir.

Büyüme ve ergenlik çağı
Herkes aynı hızla büyüyüp gelişmez. Ergenlik sırasında vücut, kızlarda göğüs gelişimi, erkeklerde testislerin büyümesi ve hem kızlarda hem de erkeklerde boyun uzaması ve vücut ağırlığının artması gibi fiziksel değişikliklere yol açan hormonlar salgılamaya başlar. Bu değişimler başladığı zaman birkaç yıl devam eder. Ortalama bir insan ergenlik sırasında yetişkinlik boyuna erişmeden önce 25 cm’ye kadar uzayabilir. Çocukların çoğu bu süreçte vücutlarındaki kas, kemik ve yağ miktarları değiştiğinden dolayı ani bir şekilde kilo alabilirler. Vücuttaki yağ, kas ve kemik oranları doğru olduğu sürece bu kilo alımı tamamen normaldir.
Bazı çocuklar 8 yaş kadar erken bir yaşta gelişmeye başlarken bazıları 14 yaşında gelişmeye başlar. Aynı cinsiyet, boy ve yaştaki iki çocuğun çok farklı vücut ağırlıkları olması bu yüzden normal olabilir. Çocukların aniden daha ağır veya uzun hissetmeye alışmaları garip olabilir. Bu nedenle bir çocuğun ergenliği sırasında vücut ağırlığı konusunda sıkılgan olması normaldir. Eğer çocuğunuzun çok fazla kilo aldığını veya çok zayıf olduğunu düşünüyorsanız, beslenme alışkanlığı hakkında endişeleriniz varsa, mutlaka beslenme uzmanı ile görüşün, çocuğunuzun gerçekten kilo sorunu olup olmadığını öğrenin. Sizin aile geçmişinizin (çocuğunuzda kalıtsal olarak daha uzun, daha kısa veya geç gelişir olmasını sağlayacak özellikler olup olmadığını anlamak için) yanı sıra çocuğunuzun doğum ağırlığı ve büyüme sürecinin de önemli olduğunu unutmayın. Çocuğun fiziksel aktivite seviyesi ve yeme alışkanlıklarını da detaylı yazarak gitmenizde fayda var.
Eğer çocuğunuzun kilosu sağlıklı aralıkta değilse sakın sıkı bir programa veya diyete yönlendirmeyi düşünmeyin. Beslenme uzmanı ve egzersiz desteği ile belirlenen bir planı takip edin. Çocuklar ve ergenler için moda olan diyetleri uygulamak veya kendini aç bırakmak büyümeyi ve cinsel gelişimi yavaşlatır ve kilo verimi genelde kalıcı olmaz sağlık açısından daha büyük riskler doğurabilir.

Zayıflıktan endişeleniyorsa
Peki ya çocuğunuz çok zayıf olduğu için endişeleniyorsa?
Yaşıtlarından daha düşük vücut ağırlığına sahip çocukların çoğu aslında gayet iyi ve normal olabilir. Ergenlikten yetişkinliğe farklı bir zamanda geçiyor olabilirler ve vücutları farklı bir hızda büyüyor ve değişiyor olabilir. Az kilolu ergenlerin çoğu, ilerleyen senelerde ergenlikten çıkarken diğerlerine yetişebilirler. Bazı durumlarda çocuklar ve ergenler tedavi gerektiren bir sağlık sorunu nedeniyle az kilolu olabilirler. Eğer çocuğunuz sıklıkla yorgun veya hasta hissediyorsa veya bir-iki haftadan uzun süren öksürük, karın ağrısı, ishal veya başka şikayetler gibi belirtileri varsa doktorunuzla konuşun. Bazı çocuk ve ergenler dikkat gerektiren anoreksiya veya bulimia gibi yeme bozuklukları nedeni ile az kilolu olabilirler.

Genlerin rolü
Kalıtım bir insanın vücut şekli ve ağırlığında rol oynar. Bazı ailelerin genel olarak vücutlarındaki yağ dağılımı farklıdır veya farklı vücut kompozis-yonları vardır. Ancak genler kader değildir, çocuklar doğru yiyerek ve aktif olarak sağlıklı bir kiloya ulaşabilir ve bunu koruyabilirler.
Genler aile üyelerinin paylaştığı tek şey olmayabilir. Sağlıksız yeme alışkanlıklarının da geçirildiği doğrudur. Aynı evde yaşayan kişilerin yeme ve egzersiz alışkanlıkları muhtemelen bir kişinin fazla kilolu olma riski taşımasında genlerden daha fazla etkilidir.
Eğer aileniz çok fazla yağlı yemekler veya atıştırmalıklar yiyorsa çocuklarınızın da aynısını yapma eğiliminde olabilirler. İyi haber şu ki bu alışkanlıklar iyi yönde değiştirilebilirler. Yürüyüş gibi basit egzersizlerin bile sağlığa büyük faydaları vardır.
Önemli olan tartıdaki bir sayı değil, çocukların içte ve dışta sağlıklı olduklarından emin olmak

29 Aralık 2008 Pazartesi

İştah kapatan öneriler

Diyet yapmanın en zor tarafı, sevdiğimiz bir çok yiyecekten vazgeçmek zorunda kaldığımız gibi üstüne bir de iştahımızla baş etmek zorunda kalmamız. Bu gibi durumlar için iştah kesen besinleri bilmemiz gerekiyor...

1. Karnabaharı ve brokoliyi hafifçe haşlayarak yoğurt ile tatlandırın. Bu karışım lif bakımından zengin olduğu için sizi uzun süre tok tutar.

2. Salatalığı iyice yıkayın ve kabukları ile birlikte ince dilimler halinde kesip üzerine bol bol dereotu serpin. Bu sebzenin kalorisi yok denilecek kadar az ve oldukça tok tutucudur.

3. Tatlı olarak 250 gr. mor eriği biraz tarçın ile haşlayın. Bu meyve früktoz açısından oldukça zengin olmakla birlikte tatlı ihtiyacınızı da karşılayacaktır.

4. Albümin iştahı kapatır. Bir porsiyon yeşil fasulyeyi 20 dakika suda haşlayıp sirke, karabiber ve biraz tuz ile tatlandırın. İsterseniz yağsız krema da katabilirsiniz.

5. 200 gr. ananası incecik doğrayın ve süzgeçten geçirin. İçine 100 gr. kefir ve taze nane ekleyin. Ananasın içindeki enzimler, protein sindirimini hızlandırdığı için oldukça doyurucudur. Ayrıca selülit oluşumunu da önler.

6. Kendinize yeşil salata, uskumru ya da ton balığı, kivi ve portakaldan oluşan bir ziyafet hazırlayın. Balığın içeriğindeki İyot, tiroit bezinin işlevlerini hızlandırdığı için açlık hissi giderilir.

7. Öğünler arasında acıktığınız zaman kuru erik yiyin. Kuru erik kan şekerinin düşmesini önler. Ancak fazla abartmayın. Çünkü bir kuru erikte 8 kalori var.

8. Haftada iki yumurta yiyin. Çünkü yumurtada bol miktarda triptofan var. Bu da neşenizin yerine gelmesini sağlar.

9. 1 demet maydanozu blenderden geçirerek sebze suyu ile karıştırın. Bir-iki damla acı biber sosu ilave edin ve bunu bir güzel için. Bu içeceğin içindeki C vitamini ve bitkisel maddeler yağ yıkımını kolaylaştırır.

10. Kırmızı elmayı ince dilimler halinde keserek 1 çay kaşığı kıyılmış ceviz ve yarım çay kaşığı yonca balı ile karıştırın. Bu karışımın içeriğindeki değerli lifler hem doyurucu hem de bağırsakları çalıştırıcı etki gösterir.

11. Yağsız kaşarı ince ince dilimleyerek siyah zeytinle süsleyin. Üzerine 1 yemek kaşığı sirke dökün. Bu, birkaç saat için açlığınızı giderecektir.

12. Karaciğerlerinizi çalıştırmak için 10 adet enginar kökünü, içine 1 doğranmış soğan, karabiber tanesi ve yarım limon katılmış su ile haşlayın. Daha sonra 1 çay kaşığı bal, iki sap kekik ve biraz limon suyunu kaynatın. Enginar köklerini süzerek hazırlamış olduğunuz karışımın içinde biraz pişirerek çıkarın.

13. Bol bol böğürtlen yiyin. Böğürtlen sizi hem neşelendirir, hem de tok tutar. Kan şekerinizin yükseleceğinden korkmayın. Çünkü böğürtlenin içindeki doğal şekerler kan şekerini hiçbir şekilde etkilemez.

14. Kahvaltıda armut yiyin. Armudu rendeleyin ve yulafa katın. Bu karışıma biraz da yoğurt ilave edin. Armudun içindeki früktoz uzun süre açlık hissetmemenizi sağlar.

15. Günü canlı geçirmek için kendinize yulaf ezmesi hazırlayarak içine kuru meyveler katın. Bu, karbonhidrat ihtiyacınızı karşılayacaktır.

16. Kendinize portakal ve 50 gr. ıspanak yaprağı ile bir salata hazırlayın. Salatayı 50 gr. yağsız yoğurt, bir tutam tuz ve karabiberle yaptığınız bir sosla tatlandırın. Hem enfeksiyonlara karşı korunun hem de midenizi doyurun.

17. Meyve suyunun içine katacağınız soda, magnezyum ihtiyacınızı karşılayarak açlığınızı giderecektir.

18. Bezelyenin içeriğinde de bulunan albümin, iştahınızı kapatmak için iyi bir besindir. Bu sebeble sık sık bezelye çorbası için.

28 Aralık 2008 Pazar

En pratik 25 diyet kuralı

Diyet yaparken dikkat edilmesi gereken o kadar çok ayrıntı var ki; bu çokluk gözünü korkutup, kilo vermelerini zorlaştırıyor olabilir. Oysa kolay ve küçük değişikliklerle söz konusu ayrıntıları uygulamak oldukça kolay, işte size uzmanlardan ve ünlü isimlerden diyet yaparken hızlı kilo vermenizi sağlayacak 25 ipucu...

1) FINDIK ORANINA DiKKAT

Fındığın yararları saymakla bitmiyor! Tam bir kalori tuzağı olsa da, aslında diyet sırasında metabolizmaya oldukça yardım ediyor. Ancak doğru oranda tüketildiği takdirde... Fındığın içeriğindeki iyi huylu yağlar, yağ yakan genlerin çalışmasını hızlandırırken, diğer yandan yağ depolayan genlerin de çalışmasını yavaşlatıyor.

2) KARBONHİDRATLARLA YAĞLI GIDALARI KARIŞTIRMAYIN

Why Do You Overeat (Neden Aşırı Yiyorsunuz) kitabının yazarı Zoe Harcombe; yağlı gıdalar ile karbonhidratların aynı öğünde tüketilmemesi gerektiğinin altını ısrarla çiziyor. "Vücudunuza enerji sağlayan ve en kolay tüketilen besin karbonhidratlardır. Vücut hemen bu besin ile enerji ihtiyacını karşılar ama ne yazık ki bir kısmını da aynı öğünde yiyeceğiniz yağlı gıdaların yağını depolamak için de saklar" diyen doktor, bu ayrıntıya çok dikkat etmemiz gerektiğini de vurguluyor.

3) ALTERNATİF EGZERSİZLER YARATIN

Kadınların favori egzersizlerinden biri hiç şüphesiz kardiyo... Genellikle de yarım saatlik bir yürüyüşün ardından yapılan beş, on dakikalık ağırlık çalışmasının da yeterli olduğu varsayılıyor. Evet; bu şekilde kalp atışlarınızın dengelendiği ve metabolizmanızın hızlandığı doğru. Ancak bu bir rutine dönüşmemeli ve başka egzersizleri de denemelisiniz. Örneğin bir saat bisiklete binmek ya da yüzmek gibi...

4) KAHVALTINIZI KRALLAR GİBİ YAPIN

Yapılan bir araştırmaya göre kahvaltıyı es geçenler, geçmeyenlere oranla daha kilolu. Çünkü iyi bir kahvaltı metabolizmamızın hızlı bir şekilde çalışmasını sağlıyor ve kahvaltıda tükettiklerimiz bizi tok tutuyor. Ayrıca gün içerisinde sarf edilen enerji ile de yenileni yakma şansına da sahibiz.

5) EGZERSİZ ZAMANLARINI DOĞRU SEÇİN

Regl olmadan önceki iki hafta boyunca yapacağınız her egzersiz daha fazla yağ yakmanızı sağlar. Çünkü bu dönemde metabolizmanız yüzde 8 oranında daha hızlı çalışır.

6) SAKİNLEŞMEYE ÇALIŞIN

Kötü bir günün sonunda; eve stresli ya da mutsuz dönüldüğünde metabolizma tatlı besinler tüketilmesi için adeta beyne özel sinyaller gönderiyor. Zira stres, kortizolun hormonunun aşırı üretimine neden oluyor ve bu hormon da tatlı besinler tüketme isteğimizi körüklüyor. Bu gibi durumlarda tatlı tüketmek yerine spor yapmayı tercih edenler de var. Ancak ne yazık ki egzersiz yapmak kortizol seviyesini daha da artırıyor. Bu yüzden egzersizle birlikte yoga gibi ruhu dinlendiren sporlara yönelmeyi de ihmal etmemelisiniz.

7) PROTEiN TÜKETİN

Ünlü modellerle diyet üzerine yapılan olan röportajların hepsinde birçok kişi bol bol protein tükettiğini dile getiriyor. Çünkü protein vücuttaki ince kasların oluşumunu hızlandırıyor, bu kaslar da kalori yakınımı tetiklivor ve yağ biriktiren hücreleri enerjileriyle savaşa çağırıyor. Bu yüzden gün içinde içerisinde protein içeren içecekler tüketmeye özen göstermelisiniz.

8) ZAYIF ARKADAŞLARINIZ OLSUN

Bu kulağa pek de hoş gelmeyebilir fakat uzmanlar kilo vermek için çok yardımcı olduğu konusunda ısrarcılar. Zira diyet yaparken zayıf kişilerle zaman geçirdiğinizde ister istemez yağlı yiyecekler tüketmek zorunda da kalmıyorsunuz. Yapılan sosyolojik araştırmalara göre arkadaşlarınızın yeme içme alışkanlıkları da kişiyi bütünüyle etkiliyor. Bunu bir tür etki tepki olarak da düşünmeniz mümkün...

9) BOL BOL AĞIRLIK KALDIRIN

Evet; spor salonlarında ağırlık kaldıran kadınlara tanıklık ediyoruz ama nedense bu ağırlıklar oldukça hafif oluyor, dolayısıyla da vücutta herhangi bir değişikliğe de neden olmuyor. Eğer vücudunuzun biraz daha kaslı görünmesini istiyorsanız, ağırlığı artırın. Bu şekilde vücudunuzun yağ yaktığını ve metabolizmanızın daha hızlı çalıştığını da unutmayın.

10) İLK SİPARİŞİ SİZ VERİN

Arkadaşlarının düşünceleri, diyet yapan kişiyi hem olumlu hem de olumsuz etkileyebiliyor. Bu yüzden diyet yaparken eğer dışarıda yemek yiyecekseniz ilk siz sipariş siz verin, böylece diyet yapmayan arkadaşlarınızın siparişlerinden etkilenmemiş olursunuz.


11) HİNDİSTAN CEVİZİNİ DENEYİN

Düzenli bir şekilde spor yapıyor ve sağlıklı besleniyorsanız yağ tüketimi için Hindistan cevizi yağına ya da Omega-3'e başvurabilirsiniz. Bu besinler ile vücudunuz daha fazla yağ yakma şansına sahip olur. Ayrıca doktorlar Hindistan cevizinin kilo vermeye yardımcı olduğunu ve metabolizmayı hızlandırdığı da dile getiriyorlar.

12) ÖĞÜNLERİNİZİ DENGELEYİN

Yapılan araştırmalara göre her gün aynı miktarda kalori alırsanız, kendinizi daha iyi hissediyor ve yemek yerken pişman olmuyorsunuz. Bazı kişiler bir gün aç kalmayı tercih ederken, ertesi gün yüksek miktarda kalorili yiyecekler tüketiyorlar. Bu da ne yazık ki açlık sınırında sorunlar yaşatıyor. Daha hızlı bir şekilde doymak için öğünlerinizi dengelemeyi unutmayın.

13) DİYET İÇECEKLERDEN VAZGEÇİN

Kısa vadede her ne kadar kalori almanızı engelleseler de diyet içecekler, uzun süre tüketildiği zaman kilo almanıza neden olabiliyorlar. Çünkü şeker, beyninizi yakılması gereken kaloriler olduğuna dair uyarıyor. Ne zaman ki şekerli içecekler tüketmekten vazgeçiyorsanız, beyin de artık uyarılamıyor. Bu yüzden siz farkında olmadan daha fazla yemek tüketiyorsunuz.

14) DÜŞÜNCE YAPINIZI DEĞİŞTİRİN

Diyet yaparken psikolojiniz ve düşünce yapınız çok önemli. Çok kilo aldığınız zaman moraliniz bozuk olduğundan metabolizmanız harekete geçiyor ve sizi tatlı tüketmeye teşvik ediyor. Oysa kendinize güvenirsiniz daha hızlı kilo veriyorsunuz. Bu nedenle kilolu bir kişinin estetik olmadığı düşüncesinden de kesinlikle vazgeçmeniz gerekiyor.

15) DÜZENLİ UYUYUN

Uykusuzluk metabolizmanızı kötü yönde etkilerken, iştahınızı artırıyor ve 'doydum' mesajını veren hormonlarınızın azalmasına neden oluyor. Araştırmalara göre her gün altı saatten az uyuyanların yüzde 27 oranında obez olma ihtimali bulunuyor.


16) TABAĞINIZDAKİLERİN HEPSİNİ YEMEYİN

Heroes'ın starlarından Hayden Panettiere, bir röportajında tabağındaki yiyeceklerin sadece dörtte birini tükettiğini, ardından da yirmi dakika mola verdiğini dile getiriyor. Diyet Uzmanı Dr. lan Campbell; "Beyninizin doyduğunuzu algılaması yirmi dakika sürüyor. Bu yüzden öğünler arası molalar vermek son derece mantıklı bir hareket olur" diyerek öğünler ve hatta yemek arasında mola vermeniz gerektiğini dile getiriyor.

17) BOL SU İÇİN

Her doktor suyun diyet için olmazsa olmazı olduğunu belirtse de ne yazık ki bazı kadınlar suyun şişkinlik yaptığını düşürdükleri için bundan kaçınıyorlar. Oysa su olmadan böbrekleriniz çalışmıyor ve yardıma karaciğerlerinizi çağırıyor. Oysa karaciğer, yağ yakımında böbrekler kadar etkili değil. Hatta yağı vücutta depolamakta... Bu da kilo almanız için güçlü bir neden.

18) SLOGANLARA DİKKAT EDİN

Marketlerde satılan gıdalar ile içeceklerin paketleri, müşterileri etkilemek üzere hazırlanıyor. 'Katkısız besinler’, ‘Tuz seviyesi düşük' ya da 'Az yağlı' gibi sloganlar sizi satın almaya teşvik etmek için özellikle yazılıyor. Bu tuzağa düşmemelisiniz! İçeriklerini mutlaka dikkatle incelemeli ve diyetinize uygun olup olmadığını kontrol etmelisiniz.

19) SÜTTEN HİÇBİR ZAMAN VAZGEÇMEYİN

Süt ürünlerindeki kalsiyum, vücudunuzdaki yağın donmasını sağlıyor. Böylece kilo almanız yavaşlıyor. Bu yüzden günde iki kez yağ oranı düşük süt ve süt ürünleri tüketmeniz çok önemli.

20) DİKKATLİ ÇİĞNEYİN

Genelde yumuşak yiyeceklerin tüketilmesinin daha sağlıklı olduğu düşünülür, oysa tam tersi diyet yaparken çiğnenmesi zor olan yiyecekleri tüketmelisiniz. Örneğin köfte yerine bifteği ya da muz yerine elmayı tercih etmelisiniz. Çünkü sert yiyecekleri tüketirken enerji harcıyorsunuz, bu da daha çabuk doymanızı sağlıyor.


21) YEMEK ÖNCESİ SİRKE İÇİN

Pek de iştah açıcı gelmeyebilir fakat sirkenin diyet için yararları oldukça fazla. En büyük yararlarından biri ise açlık hissini azaltması. Heidi Klum ve Cindy Crawford sirkeyi yanlarından ayırmıyorlar. Böylelikle de yediklerini kısa sürede yakma şansına sahip oluyorlar.

22) YİYECEKLERLE ARKADAŞLIK KURUN

Düzenli bir beslenme alışkanlığı geliştirmek için, yiyecekleri sevdiklerinize ve sevmediklerinize göre ayırmak yerine onlarla arkadaş olmaya çalışmalısınız. Aç kalmak yerine günlük besin ihtiyaçlarınızı gidererek kilo almadan da yaşayabilirsiniz.

23) YEDİKLERİNİZİ UNUTMAYIN

Gün boyu yediklerimizi unuttuğumuz için dengesiz bir şekilde besleniyoruz. En son araştırmalardan birine katılan on kadın, 24 saat boyu izlenmiş ve her gün hesapladıklarından yaklaşık 300 kalori daha fazla tükettikleri ortaya çıkmış. Daha sağlıklı bir diyet için kendinize günlük tutabilirsiniz. Her öğünden sonra bir deftere yediklerinizi ve kalorilerini yazarak kendinize bir akıl defteri tutabilirsiniz.

24) GREYFURT KOKLAYIN

Seksi vücuduyla dikkat çeken Jennifer Lopez'in diyetisyeni Richard Giorla; greyfurt yağının kokusunun zayıflamaya faydası olduğunu söylüyor. Yağın içerisindeki aroma böbreğinizdeki enzimleri etkiliyor ve yağların parçalanmasını sağlayan sinirlerin harekete geçmesini sağlıyor ve vücudunuzdaki yağ oranı azalıyor.

25) KENDİNİZİ OYALAYIN

Genellikle boş kaldığınızda gereksiz yere abur cubur tüketiyorsunuz. Böyle durumlarda kendinizi oyalamanızda fayda var. Özellikle de ellerinizi... Telefon açabilir, yazı yazabilir, oje sürebilir ya da arkadaşlarınızla sohbet ederek elinizi yemeklerden uzak tutabilirsiniz.

Yemeklerin kalorisini düşürmek için ipuçları

• Teflonlu, yapışmayan pişirme kapları kullanın. Böylece etleri hiç yağ kullanmadan veya çok az miktarda yağla pişirebilirsiniz. Pişirmeye düşük ısıda başlayıp yavaş yavaş artırmak yapışmayı önler.

Yağsız bir çorba için...
Çorbaları, sosları, sulu yemekleri yaptıktan sonra, servis öncesi buzdolabında soğutun. Çıkarıp üzerindeki donmuş yağ tabakasını atın ve fazla kalorilerden arınmış bir şekilde ısıtıp servis yapın.

• Etlerin üzerinde görünen bütün yağları ayıklayın. Tavuğun ve diğer kümes hayvanlarının derilerini ayıklayın. Kıymayı en yağsız etten çektirin. Yağ oranı yüzde 5-10'u geçmesin.

• Suya veya meyvenin kendi suyuna konserve edilmiş besinleri kullanın. Ton balığı ve diğer balıkların, yağ ile konserve edilmişlerini değil, su ile konserve edilmişlerini tercin edin. Bunlar zaten light veya diyet şeklinde etiketlenmişlerdir. Meyve konservelerinde ise kendi suyuna konserve edilenleri, şuruplulara tercih edin.

Şekeri kesin...
Kurabiye veya tatlı tariflerindeki şeker miktarını üçte bir oranında azaltın. Yerine doğranmış meyve, tarçın veya vanilya koyun.

Lezzetli sosların kalorisini düşürün...
Yemeklerde ve salatalarda kullanacağınız soslar ve bu sosların lezzetini artırmak için yüksek kalori içeren mayonez, krema ve yağlar yerine; sirke, hardal, baharatlar, otlar ya da domates suyu kullanın. Sosların kıvamını, un yerine mısır nişastası ile artırın. Çorbalarda ise sebzeleri pişirip püre haline getirerek kıvamı artırabilirsiniz.






Yağsız ve az yağlı ürünler...
Süt, yoğurt ve peynir ve mayonezde yağ oranı düşük ürünleri tercih edin. Yumurtanın beyazını tercih edin 1 yumurta sarısı yerine 2 yumurtanın beyazını kullanın.

Baharatla tatlandırın...
Yüksek kalori içeren unlu, tereyağlı soslar yerine baharat ve otları kullanarak çok lezzetli yemekler yapabilirsiniz. Sarımsak, fesleğen, kekik ve biberiye, yağ olmadan da yemeğin tadını ve kokusunu güzelleştirirler.

İnce dilimleyin...
Sandviç hazırlarken içine koyacağınız peyniri ve eti ince dilimleyip, bol bol marul, domates, salatalık gibi sebzeler ile lezzet ve besin değeri açısından zenginleştirin. Ekmeğinizi de ince dilimlemeyi unutmayın.

Sebzeler için...
Limon suyu veya fesleğenle karıştırılmış az yağlı yoğurtla hazırlanan sos, porsiyon başına sadece 10 kalori içerir. Salsa gibi sebze sosları da hem çok lezzetli hem de çok düşük kalorilidir. Karnabahar, brokoli gibi sebzelerde bol yağlı peynirler yerine bu sosları kullanın.

İtalyan usulü...
Haşlanmış veya buharda pişirilmiş sebzeleri makarnayla ve az yağlı rendelenmiş peynirle karıştırarak, çabucak düşük kalorili ve sağlıklı bir öğün hazırlanabilir.

27 Aralık 2008 Cumartesi

Madonna'nın Formda Kalma Kuralları

Madonna'nın Formda Kalma Kuralları Yazdır E-posta
50 yaşında hala atletik fiziğiyle dikkat çeken Madonna formda kalmak için hangi kuralları uyguluyor? 50 yaşına gelmesine rağmen atletik fiziğiyle dikkat çeken ünlü pop yıldızı Madonna'nın formda kalmak için uyguladığı kuralları, İngiliz Sun gazetesi yayımladı.

1.5 - 3 LİTRE SU İÇMEK ŞART

Madonna gibi olmak için günde bir buçuk litre ila üç litre arasında su içilmesi gerekiyor. Alkol, sos hatta soslu salata bile Madonna'nın mönüsüne asla girmiyor. Ünlü şarkıcı baharatlardan, yağdan ve "şarküteri ürünleri"nden de mümkün olduğu kadar uzak duruyor. Madonna çoğunlukla sebze ve "sade" salata yiyerek öğünlerini geçiriyor. Sanatçı, bu beslenme tarzını sıkı bir spor programıyla dengeleyerek kilo almasını engellemeye çalışıyor.

Doğurur Doğurmaz Zayıfladılar

Doğurur Doğurmaz Zayıfladılar Yazdır E-posta
İşte bebeklerini dünyaya getirir getirmez eski kilolarına, ince formlarına geri dönen ünlü Hollywood yıldızlarının sırları...

In Touch dergisi, bebeklerini dünyaya getirir getirmez eski kilolarına geri dönen ünlü Hollywood yıldızlarının sırrını açıkladı.

Dergiye göre yıldızların zayıflama sırrı; spor yapmak, sağlıklı beslenmek ve emzirmek.....

Berry'yi jimnastik kurtardı

Halle Berry hiçbir zaman spor yapmayı çok sevmedi ama martta kızı Nahla'yı doğurduktan sonra fazla kilolarını jimnastik yaparak vermeyi başardı.

41 yaşındaki Oscar'lı yıldız, kilolarından, spor hocası Ramona Braganza'nın hazırladığı bir programla kurtuldu.

Bu programda; merdiven ve yokuş çıkma gibi kardiyovasküler çalışmalar ile ağırlık kaldırma yer alıyor.

Emzirmek işe yaradı

Dört ay önce oğlu Max'i dünyaya getirdikten sonra yepyeni bir görünüme kavuşan Christina Aguilera, henüz hamile kalmadan önceki kilosuna dönemedi.

Ama güzel şarkıcı, yeni vücudunu da çok beğendiğini söylüyor ve emzirmenin kilo vermesine çok yardımcı olduğunu belirtiyor: "Emzirmek adeta spor yapmak gibi bir şey..."

Artık çok daha sağlıklı besleniyor

Bir zamanlar aşırı zayıflığıyla dikkat çeken Nicole Richie, artık sağlıklı bir anne.

Kızı Harlow'u ocak ayında dünyaya getirdikten dört hafta sonra, 26 yaşındaki Richie yine dar kotlarına geri dönmeyi başardı.

Kilolarından, sadece tavuk çorbası, sebze yemeği ve balık yiyerek kurtulduğunu söyleyen genç kadın, artık her zamankinden daha güzel görünüyor.

Salma Hayek ağırdan aldı

Çoğu yıldız gibi Salma Hayek de sadece emzirmenin kilo vermeye yetmeyeceğinin farkındaydı.

O da, kızı Valentina'yı geçtiğimiz eylülde dünyaya getirdikten sonra sağlıklı beslenmeye ve spor yapmaya başladı. Güzel yıldız; "Ama kilo vermek için acele etmedim, kendimi çok zorlamadım" diyor.

Organik et yedi kiloları verdi

Geçtiğimiz temmuzda oğlu Alexander'ı dünyaya getirdikten sekiz hafta sonra eski kilosuna dönmeyi başaran Naomi Watts, bunu bol bol meyve ve organik et yemesine borçlu olduğunu söylüyor.

Tabii spor yapmayı da ihmal etmediğini sözlerine ekliyor. Spora yüzmeyle başlayan, ardından yürüyüş ve koşu programına geçen 39 yaşındaki ünlü oyuncu son olarak da ağırlık çalışması yapmış.

İş temposuna şükrediyor

'I'm Not There' ve 'Elizabeth: The Golden Age'deki rolleriyle iki defa Oscar'a aday gösterilen Cate Blanchett, iki çocuğunun ardından geçtiğimiz nisan ayında da oğlu Ignatus'u dünyaya getirdi.

Blanchett, yoğun çalışma temposunun kendisini fit tuttuğunu söylüyor. Hugh Jacman'ın 'Süper kadın' olarak adlandırdığı ünlü oyuncu, setlerden arta kalan zamanını Sidney'de çocuklarıyla birlikte geçiriyor.

26 Aralık 2008 Cuma

Güzel kalcaların sırrı


Küçük, dar ve sıkı kalçalar... Kadın vücudunun en çok ilgi çeken bölgelerinden olan kalçaların biçimli olması aslında bir hayal değil. Biraz özen, bakım ve egzersiz kalçalarınızın forma girmesinde ve seksi bir görünüm almasında son derece etkili olabiliyor. Dişiliğin sembolü kalçalar için yapmanız gereken tek şey biraz zaman ayırmak ve gayret göstermek.

Su için

Suyun yararları saymakla bitmiyor. Cilt üzerinde olumlu etkileri olan suyu asla ihmal etmeyin. Günde 13 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin.

Egzersiz yapın

Sıkı ve biçimli kalçalara sahip olmak için bu bölgedeki kaslarınızı çalıştırmanız şart. Bunun için en ideal hareket şudur: Yere sırt üstü uzanarak kalçanızı 10 kere kaldırıp indirin. Daha sonra yukarıda 10 saniye kadar tutun. Bu hareketi 4 kez tekrarlayın. Bunun dışında yüzme, yürüyüş özellikle de bisiklete binmek de kalçalar için önerilen egzersizler arasında yer alıyor.

Masaj yapın

Masaj kalçalar için de çok yararlı. Piyasada satılan masaj aletleri ile yapabileceğiniz gibi suyla da masaj yapabilirsiniz. Özellikle soğuk suyun basıncı kalçalarınızın sıkılaşması için ideal.

Tuzdan kaçının

Tuzdan ve çok tuzlu yiyeceklerden uzak durun.

Hareketli olun

Özellikle masa başında oturarak iş yapan kadınların büyük bölümünde alınan kilolar kalça bölgesine gidiyor ve zamanla dolgun kalçalar ortaya çıkıyor. Bu nedenle gün boyu hareketsiz kalmayın. Ofisiniz üst katlarda ise asansör yerine merdivenleri kullanın.

Yürüyebileceğiniz mesafeler için arabanıza ya da toplu taşıma araçlarına binmeyin.

24 Aralık 2008 Çarşamba

Son Kilolar Neden Zor Gider?

ImageKilo vermeye karar verip başarılı bir şekilde 10 kg verdiniz hedefinize sadece 2 kg kaldı yani 61 kg ağırlığındasınız ve 59 kg olmak istiyorsunuz. Diyeti dikkatlice takip ediyor her sabah heyecanla tartıya bakıyor ama bir türlü 59 kilogramı göremiyorsunuz. Yalnız değilsiniz son kilolar biraz zor gider. Bazı kilolar özellikle dirençlidir. Her bireyin direnç gösteren bir vücut ağırlığı olabilir.

“Gerçekten dikkatli şekilde yiyorum, ama ne yazık ki şu 2 kilogramı kaybedemiyorum. Sanırım akşamları çok fazla meyve yiyorum, ama akşamları tek eğlencem TV karşısında bir şeyler yemek” dediğinizi duyar gibi oluyorum. Haksız sayılmazsınız aslında.

Ancak şu son 2-3 kiloyu vermeniz konusunda bazı engeller ve düzeltmeniz gerekenler olabilir:

Daha hafif olmanız için daha az kalori almanız gerekir
Kilo kaybetme hızı, hedef kilonuza yaklaştıkça azalabilir, çünkü sizin küçük bedeninizi korumak için daha az kalori harcamanız gerekir. Kaybedilen her kilo vücut yüzeyinizde azalma harcadığınız kalorinin de azalması anlamına geliyor. Bu sebeple vücut ağırlığınız az aldıkça ihtiyaç duyduğunuz kalori de azalır. 70 kg iken yediğiniz besinleri aynı miktarda 62 kg iken yerseniz kilo veremezsiniz veya tekrar kilo alabilirsiniz.

Disiplini delmek yok
Diyetin başında insanlar genellikle çok daha disiplinli olurlar. Çevreden gelen yemek teklifi ve ısrarlara kulak asmazlar ama 8 -9 kilo verdikten sonra etraftan gelen iltifatlar, “çok zayıflamışsın artık yeter” övgüleri kişiyi yoldan çıkarabilir ve her gün 50 -60 kalorilik küçük kaçamak haftada 400-500 kalori ayda 2000 kalori fazla yemek haline dönüşür bu da son kiloların daha zor gitmesine sebep olabilir.

Örneğin kahvaltı menünüzde meyve suyu varsa onun yerine bütün bir meyve yiyin kaloriyi yaklaşık 3 de 1 oranında azaltmış olursunuz

Yeni bir şey deneyin
Eğer hep aynı programın içindeyseniz, belki farklı bir beslenme şekli veya öğün saatlerinde değişiklik yapmayı akşam mümkün olduğunca erken yemeyi deneyebilirsiniz. Hareketinizi arttırmak bu tür durumlar en hızlı cevap veren yoldur.

Daha fazla sebze ekleyin
Öğünlerde bol bol çiğ sebze tüketin böylece kalori alımınız doğal olarak azalır

Bedeninizi Dinlenirin

Eğer 3 aydan daha uzun bir süredir diyet yapıyorsanız programa bir süre ara verin, kilo koruma programına geçin aynı kiloyu 1 -2 ay korumayı deneyin. Koruma döneminde farklı besinler tüketin. Tekrar diyete başladığınızda sorun oluşturan son 2 -3 kiloyu daha rahat verebilirsiniz.

Dirençli kilolarda moralinizi bozmayın

Daha önce de kilo alıp verdiyseniz bedeniniz önceki kilolarınıza sadakat gösterme eğiliminde olur. Uzun süre kaldığınız bir kilo diyetin tam orta dönemine denk gelip kilo verme hızınızı oldukça yavaşlatabilir. Böyle bir durumda sabırlı olmak ve hareketi arttırarak negatif enerji dengesine yardımcı olmak en doğru yoldur. Kendinizi aç bırakmak kesinlikle çözüm değildir. Üstelik siz aç kaldıkça metabolik hızınız yavaşlar ve daha sonra kilo alma riski doğar.

23 Aralık 2008 Salı

Kabak Çekirdeği Zayıflatır mı?

Kabak Çekirdeği

Dönem dönem televizyonlarda bazı ünlülerin kabak çekirdeği yiyerek zayıfladığını duyuyoruz. Ünlülerin zayıflama haberlerini okuduktan sonra aklınızda “acaba gerçekten kabak çekirdeği zayıflatır mı?” sorusu canlanıyorsa, cevabı burada! Kabak çekirdeğinin 100 gramında 610 kalori vardır. Kabak çekirdeğini, ay çekirdeği ile kıyaslayacak olursak ay çiçeğinin 100 gramında 560 kalori vardır. Buna göre kabak çekirdeği, ay çekirdeğinden daha kalorilidir. Daha çarpıcı bir örnek verecek olursak; 100 gram kabak çekirdeği yediğinizde 9 dilim ekmek yemiş kadar kalori almış olursunuz.
Yani, kabak çekirdeğinin zayıflatıcı değil, şişmanlatıcı etkisi vardır.

19 Aralık 2008 Cuma

Günde iki yumurta zayıflatıyor

Günde iki yumurta zayıflatıyor

Daha önceleri yumurta gibi kolsterol yönünden zengin besinlerin kandaki kolesterol seviyesini yükselttiği ve kalp krizi riskini arttırdığı düşünülüyordu fakat Avrupa Beslenme Alışkanlıkları Dergisi'nde yayınlanan bilimsel bir araştırma haberine göre bu tez artık çürütüldü.

Günde iki adet yumurta ciddi bir diyet uygulamasıyla birlikte tüketildiğinde sadece kilo verdirmekle kalmıyor aynı zamanda kandaki kolesterol seviyesini de düşürüyor.

İngiltere'deki Surrey Üniversitesi'nde Dr. Bruce Griffin önderliğindeki bir grup araştırmacı, gönüllü bir grup kilolu denek üzerinde 12 haftalık bir araştırma gerçekleştirdi. Denekler üzerinde ayrıca İngiliz Kalp Sağlığı Koruma Organizasyonu'nun belirlediği sıkı diyet programı uygulandı.

Araştırmada bir de kontrol grubu denekleri yer aldı. Bu grup üzerinde de yine aynı diyet programı uygulandı fakat hiç yumurta verilmedi.

Araştırma sonucunda her iki gruptaki kişlerin de kilo verdiği ve kolesterol seviyelerinin düştüğü görüldü.

Dr. Giffin yaptığı açıklamada, 'Yumurta açlık hissini yatıştırdığı için diyetlerde gönül rahatlığıyla kullanılabilir. Kahvaltıda yumurta yiyen bir kişi daha uzun sürede acıkır. Tokluk hissi yarattığı için de daha az yemek yemeyi sağlar. Bu da kilo vermeyi kolaylaştırır.'

Bu araştırma, doymuş yağ oranı çok yüksek olan pastalar, et ve hamur işleri gibi yiyeceklerin, düşük doymuş yağ oranına sahip yumurta gibi besinlerden çok daha tehlikeli olduğunu ortaya koyuyor.

Zayıf görünmenin sırrı çözüldü

Zayıf görünmenin sırrı çözüldü

Dikey çizgili giysilerin insanları zayıf gösterdiğine dair kanaatin doğru olmadığı ortaya çıktı.

İngiliz Bilim Derneği'nin düzenlediği bilim festivalinde sunum yapan York Üniversitesi'den psikolog ve görsel algı uzmanı Peter Thompson, bu anlayışın bilimsel bir temeli olmadığını kaydetti.

İngiliz The Independent gazetesi, yatay çizgilerin insanları şişman göstermediğini yazdı. Dr. Thomson'un iddialarını sayfalarına taşıyan gazete, "Aslında yatay çizgili giysilerin insanları zayıf gösterdiği ortaya çıktı." dedi.

Thomson, dikey çizgili giysilerin insanları şişman gösterdiğine dair kanaatin yanlış bir algı olduğunu söyledi. Thomson yaptığı araştırma sonucunda dikey çizgili giysiler giyen insanların, yatay çizgili giysiler giyenlere göre yüzde 6 oranında daha geniş gözüktüğünü belirledi. 20 kişi üzerinde araştırma yapan Thomson, "Yatay çizgili giysiler sizi şişman göstermez. Aslında dikey çizgili giyenler, yatay çizgili giysiler giyenlere göre daha şişman gözüküyor. " dedi. Thomson, dikey çizgili giysilere dair inancın nereden kaynaklandığını bilmediğini söyledi.

"Zayıf görünmek isteyen kadınlar ne yapmalı?" sorusu karşı Thomson, "Siyah giymek güzeldir. Üzerinde birkaç yatay çizgi bulunan siyah kıyafetler giysinler." tavsiyesinde bulundu.