zayıflama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
zayıflama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ocak 2009 Salı

3 Günlük Şok Diyet

Dr. Gürkan Kubilay 'dan bayanlar için özel 3 günlük şok diyet

1.gün

Sabah:1 bardak papatya çayı,örgü peynir 1 dilim salam, 1 dilim kepek ekmek

Ara: 10:30 gibi 3 veya 4 dilim ananas

Öğlen:4 adet köfte , havuç turp ve maydanoz ile yapılmış yağsız salata

Ara:1 adet poğaça

Akşam:bir tabak bulgur pilavı,bir tabak taze fasulye ve bir kase cacık

2.gün

Sabah:1 bardak portakal suyu,1 adet haşlanmış yumurta,1 dilim kepek ekmek, domates salatalık

Ara: 3 ya da 4 adet ceviz içi

Öğlen: domates çorbası 1 dilim kepek ekmek

Ara: 1 adet ayva ya da yarım tabak sütlaç

Akşam: levrek buğulama ile çoban salatası

3.gün

Sabah:1 bardak süt,mısır yulaf gevreği , yeşil zeytin

Ara: bir avuç fıstık

Öğlen: dilediğinizi yiyebilirsiniz

Akşam: domatesli makarna

Ara:1 bardak yoğurt veya yeşil elma

12 Ocak 2009 Pazartesi

Sağlıklı Zayıflama Diyeti

diyet yapan kadın

Diyet yaparken dikkat etmeniz gereken en önemli nokta, diyet listenizin sağlıklı kilo vermenize yardımcı olması gerektiğidir. Uzmanlar, 1 ayda 10 kilo verdiren diyetlerin hem sağlığınızı tehlikeye attığını hem de vücudunuzda deformasyona neden olduğunu önemle vurguluyor. Sağlıkla kilo verebileceğiniz diyet menüsü


Uyanınca,
1 bardak ılık suya bir tatlı kaşığı bal ve 12 damla limon suyu ekleyip için.

Kahvaltı,
Yarım simit
3 parmak dil peyniri
9 adet light yeşil ve siyah zeytin
Az miktarda doğal reçel
Üzerine kekik eklenmiş domates biber kavurması

Kahvaltıdan 3 saat sonra,
1 kase light yoğurt
1 avuç dolusu çilek ya da vişne
2 yemek kaşığı yulaf ezmesi
1 tatlı kaşığı tarçın
1 tatlı kaşığı bal
Tüm malzemeleri sırasıyla bir kasede karıştırıp yiyin.

Akşam Üstü,
1 avuç mürdüm eriği
12 adet antep fıstığı

Akşam,
1 orta boy beyaz etli balıktan yapılmış pilaki
Közlenmiş biber ve patlıcandan yapılmış bol limonlu az yağlı salata.
Bolca yeşillik ve taze soğan

Gece,
Limon Sorbe ya da iki küçük top limonlu dondurma

Notlar,

Akşam yemeğinizi çok geç saatte yemeyin.
Diyetinizle beraber egzersiz yapmayı ihmal etmeyin.


Balık pilaki diyet yemeği


Balık Pilaki

Balık hep sıcak yenir diye bir alışkanlığımız var. Oysa ki yaz günlerinde balığı soğuk da yiyebiliriz. Tarifini vereceğimiz balık pilaki, hem sindirimi kolay hem de lezzetli bir yemek. Özellikle Ege Bölgesinde çok tüketilen bu yemek, Egelilerin nasıl bu kadar genç ve sağlıklı kalabildiğinin anlamamız için yeterli.


Malzemeler,
1 kilo beyaz etli balık ( palamut, lüfer, levrek, istavrit olabilir.)
4 adet orta boy soğan
4 adet orta boy domates
5 adet sarımsak
1 demet maydonoz
1 çay bardağı zeytinyağı
1 limon
5-6 adet defne yaprağı
1 su bardağı su
Tuz
Bir avuç tane karabiber

Yapılışı,
1. Büyük balıklardan kılçıksız fileto çıkarıp büyük parçalar halinde kesin.
2. Soğanları salata soğanı gibi halka doğrayıp tavaya koyun. (isterseniz taze soğan kullanın.)
3. Yağda soğanları hafif öldürün.
4. Domatesin kabuklarını soyup, fındık büyüklüğüne doğrayın ve soğana ilave edin.
5. Maydonozu yıkayıp ince ince kıydıktan sonra tuz ve kara biberle beraber tavaya ekleyin.
6. Tavadaki malzemeleri bir iki kez karıştırın.
7. Sarımsakları soyup küçük küçük doğrayarak karışıma koyun.
8. Yayvan bir kaba bu sosun yarısını koyup balıkları yerleştirin.
9. Sosun kalan kısmını balıkları tamamen örtecek şekilde üstüne dökün.
10. Aralara 5-6 adet defne yaprağı koyun.
11. Üzerine 1 su bardağı suyu ve limon dilimlerini koyun.
12. Balıkları fırında ya da ocakta ağzı kapalı şekilde suyunu çekene kadar pişirin.

9 Ocak 2009 Cuma

Yeni yıl diyetiyle yenilenin


















Bu diyette günlük menü diyet süresince aynıdır, tavsiye edilen diyet süresi 1-2 haftadır.

Sabah : 1 ince dilim ekmek, 20 gram peynir, 1 domates, 1 salatalık.

Kuşluk : 1 porsiyon meyve

Öğle : 1 yağsız tost, 1 ayran, yağsız salata.

İkindi : 1 porsiyon meyve

Akşam : 4 yemek kaşığı sebze, 2 ızgara köfte (60 gram kadar) veya 100 gram tavuk, 1 çay bardağı yoğurt, salata.

Gece : 1 porsiyon meyve.

4 Ocak 2009 Pazar

Fazla Kilolu Olmak Baskısı

kilolu.jpgVücut ağırlığınız, sizi diğerlerinden biraz daha yuvarlak görünümlü hale getiren bir durumda bile olsa bu sizi zayıflama endüstrisinin bir hedefi haline getirebilir. Birden medyadaki bütün kilo vermeye dair reklamlar size yönelikmiş gibi gelmeye başlar. Fazla kilolarınız olması veya şişman olmanız konusundaki farkındalığınız bu reklamları her şeyden fazla görmenize neden olur. Toplum şişman olmanın normal bir durum olmadığını ve bunun hiç istenmeyen bir durum olduğunu net bir şekilde ifade etmiştir. Küçük çocuklar bile daha okul günlerinin başından itibaren arkadaşlarının alaylarına maruz kalırlar.

Zenciler, eşcinseller, farklı dinlere mensup kişiler ve başka azınlıklar zaman zaman toplumda ayırımcılıkla karşılaşırlar. Şişman insanların karşılaştığı ayırımcılık daha bile fazladır belki ama çok daha belirgin olmayan bir şekilde yapılır. Diğerlerine göre daha çekici ve zayıf olan kişilerin daha şişman olan birisi işe daha uygun olsa da işe alındıkları ispatlanmış bir gerçektir. Sosyal durumlarda insanlar kilolu kişilerden kaçınırlar.

Peki, ama bu sosyal baskının sonucu ne oluyor? Böyle baskı altında olmak kilolu insanlara yardımcı mı oluyor? Elbette ki hayır. Kilo almanın özellikle obezitenin temelinde genetik kalıtımın yanı sıra duygusal yemenin olduğu düşünülürse bu baskı kilo sorunu olan kişilere iyi etki yapmıyor. Kabul göremediklerinin farkında olarak hissettikleri olumsuz duygular onları daha çok yemeğe yönlendirebiliyor. Yedikçe daha çok kilo alıyor, suçluluk ve pişmanlık duygularına kapılıyor, toplumun baskısını daha çok hissediyorlar. Ve bu kırılması gittikçe zorlaşan bir kısır döngü halini alıyor. Başka bir seçenek ise bu baskı sonucu kilo sorunlarının sağlıksız diyetlerle giderilmeye çalışması. Bu sağlıksız diyetler “başarılı” olursa kişi sağlığını yitiriyor, kalp sorunları, böbrek sorunları, halsizlik, kan değerlerinde bozulmalar ortaya çıkıyor. Bir de bu sağlıksız diyetler sonucu hem sağlığın bozulması hem de verilen kiloların fazlasıyla geri alınması durumu var ki bu en kötüsü.

Son zamanlarda meydana gelen olaylar medyanın ve halkın ilgisini bir süre için de olsa bu konulara çekti. Peki ama bunun etkisi ne kadar sürecek? Muhtemelen uzun değil. Yeni zayıflama merkezleri açılacak, insanlar yine kilo vermek için çeşitli sağlıksız yöntemlere sarılacak ve belki yıllarca yeni medyatik ölümler olmadığı sürece bu konular konuşulmayacak. Kilo sorunu olanlar utanarak, çekinerek, dışlanarak, küçümsenerek yaşamaya devam edecekler. Bu konuda her iki tarafa da düşen şeyler var. Kilo sorunu olan kişiler kilolarından önce özgüvenleri üstüne çalışmalı, dış görünümleri yüzünden onları yargılayan kişilerin buna hakları olmadığının farkına varmalılar. Kimse kimseyi sadece bu konuda değil hiçbir konuda yargılama hakkına sahip değil. Özellikle “güzellik” öylesine göreceli ve zamana endeksli bir kavram ki! Osmanlı İmparatorluğu zamanında haremdeki kadınlara eritilmiş tereyağı içirildiğini unutmayın. Çünkü o zaman da yağlı ve kıvrımlı vücudu olan kadınlar “güzel” idi. Şimdi empoze edilen bu yeni imaja, öğretilmiş değerlere kanmamak gerekiyor. Kilolu kişilerle karşılaştığınızda neler düşündüğünüzü ve neler hissettiğinizi bir tartın. Ve bunu yaptığınızda en küçük bir olumsuzluk fark ediyorsanız nedenini anlamaya çalışın ama en önemlisi bunların davranışınıza yansıyıp yansımadığına dikkat edin. Unutmayın ki sizin farkına bile varmadığınız bir bakışınız, surat ifadeniz, imalı bir lafınız veya “iyi niyet” ile söylenmiş bir sözünüz karşınızdaki insanda çok derin bir etki bırakıyor olabilir. Obezite gittikçe yaygınlaşmakta olan bir sağlık sorunu ve bu konuda tüm topluma görev düşüyor. Bu sağlık sorununa bir de psikolojik boyut eklenmesin.

Uzm. Psk. Tracy Kazmirci

28 Aralık 2008 Pazar

En pratik 25 diyet kuralı

Diyet yaparken dikkat edilmesi gereken o kadar çok ayrıntı var ki; bu çokluk gözünü korkutup, kilo vermelerini zorlaştırıyor olabilir. Oysa kolay ve küçük değişikliklerle söz konusu ayrıntıları uygulamak oldukça kolay, işte size uzmanlardan ve ünlü isimlerden diyet yaparken hızlı kilo vermenizi sağlayacak 25 ipucu...

1) FINDIK ORANINA DiKKAT

Fındığın yararları saymakla bitmiyor! Tam bir kalori tuzağı olsa da, aslında diyet sırasında metabolizmaya oldukça yardım ediyor. Ancak doğru oranda tüketildiği takdirde... Fındığın içeriğindeki iyi huylu yağlar, yağ yakan genlerin çalışmasını hızlandırırken, diğer yandan yağ depolayan genlerin de çalışmasını yavaşlatıyor.

2) KARBONHİDRATLARLA YAĞLI GIDALARI KARIŞTIRMAYIN

Why Do You Overeat (Neden Aşırı Yiyorsunuz) kitabının yazarı Zoe Harcombe; yağlı gıdalar ile karbonhidratların aynı öğünde tüketilmemesi gerektiğinin altını ısrarla çiziyor. "Vücudunuza enerji sağlayan ve en kolay tüketilen besin karbonhidratlardır. Vücut hemen bu besin ile enerji ihtiyacını karşılar ama ne yazık ki bir kısmını da aynı öğünde yiyeceğiniz yağlı gıdaların yağını depolamak için de saklar" diyen doktor, bu ayrıntıya çok dikkat etmemiz gerektiğini de vurguluyor.

3) ALTERNATİF EGZERSİZLER YARATIN

Kadınların favori egzersizlerinden biri hiç şüphesiz kardiyo... Genellikle de yarım saatlik bir yürüyüşün ardından yapılan beş, on dakikalık ağırlık çalışmasının da yeterli olduğu varsayılıyor. Evet; bu şekilde kalp atışlarınızın dengelendiği ve metabolizmanızın hızlandığı doğru. Ancak bu bir rutine dönüşmemeli ve başka egzersizleri de denemelisiniz. Örneğin bir saat bisiklete binmek ya da yüzmek gibi...

4) KAHVALTINIZI KRALLAR GİBİ YAPIN

Yapılan bir araştırmaya göre kahvaltıyı es geçenler, geçmeyenlere oranla daha kilolu. Çünkü iyi bir kahvaltı metabolizmamızın hızlı bir şekilde çalışmasını sağlıyor ve kahvaltıda tükettiklerimiz bizi tok tutuyor. Ayrıca gün içerisinde sarf edilen enerji ile de yenileni yakma şansına da sahibiz.

5) EGZERSİZ ZAMANLARINI DOĞRU SEÇİN

Regl olmadan önceki iki hafta boyunca yapacağınız her egzersiz daha fazla yağ yakmanızı sağlar. Çünkü bu dönemde metabolizmanız yüzde 8 oranında daha hızlı çalışır.

6) SAKİNLEŞMEYE ÇALIŞIN

Kötü bir günün sonunda; eve stresli ya da mutsuz dönüldüğünde metabolizma tatlı besinler tüketilmesi için adeta beyne özel sinyaller gönderiyor. Zira stres, kortizolun hormonunun aşırı üretimine neden oluyor ve bu hormon da tatlı besinler tüketme isteğimizi körüklüyor. Bu gibi durumlarda tatlı tüketmek yerine spor yapmayı tercih edenler de var. Ancak ne yazık ki egzersiz yapmak kortizol seviyesini daha da artırıyor. Bu yüzden egzersizle birlikte yoga gibi ruhu dinlendiren sporlara yönelmeyi de ihmal etmemelisiniz.

7) PROTEiN TÜKETİN

Ünlü modellerle diyet üzerine yapılan olan röportajların hepsinde birçok kişi bol bol protein tükettiğini dile getiriyor. Çünkü protein vücuttaki ince kasların oluşumunu hızlandırıyor, bu kaslar da kalori yakınımı tetiklivor ve yağ biriktiren hücreleri enerjileriyle savaşa çağırıyor. Bu yüzden gün içinde içerisinde protein içeren içecekler tüketmeye özen göstermelisiniz.

8) ZAYIF ARKADAŞLARINIZ OLSUN

Bu kulağa pek de hoş gelmeyebilir fakat uzmanlar kilo vermek için çok yardımcı olduğu konusunda ısrarcılar. Zira diyet yaparken zayıf kişilerle zaman geçirdiğinizde ister istemez yağlı yiyecekler tüketmek zorunda da kalmıyorsunuz. Yapılan sosyolojik araştırmalara göre arkadaşlarınızın yeme içme alışkanlıkları da kişiyi bütünüyle etkiliyor. Bunu bir tür etki tepki olarak da düşünmeniz mümkün...

9) BOL BOL AĞIRLIK KALDIRIN

Evet; spor salonlarında ağırlık kaldıran kadınlara tanıklık ediyoruz ama nedense bu ağırlıklar oldukça hafif oluyor, dolayısıyla da vücutta herhangi bir değişikliğe de neden olmuyor. Eğer vücudunuzun biraz daha kaslı görünmesini istiyorsanız, ağırlığı artırın. Bu şekilde vücudunuzun yağ yaktığını ve metabolizmanızın daha hızlı çalıştığını da unutmayın.

10) İLK SİPARİŞİ SİZ VERİN

Arkadaşlarının düşünceleri, diyet yapan kişiyi hem olumlu hem de olumsuz etkileyebiliyor. Bu yüzden diyet yaparken eğer dışarıda yemek yiyecekseniz ilk siz sipariş siz verin, böylece diyet yapmayan arkadaşlarınızın siparişlerinden etkilenmemiş olursunuz.


11) HİNDİSTAN CEVİZİNİ DENEYİN

Düzenli bir şekilde spor yapıyor ve sağlıklı besleniyorsanız yağ tüketimi için Hindistan cevizi yağına ya da Omega-3'e başvurabilirsiniz. Bu besinler ile vücudunuz daha fazla yağ yakma şansına sahip olur. Ayrıca doktorlar Hindistan cevizinin kilo vermeye yardımcı olduğunu ve metabolizmayı hızlandırdığı da dile getiriyorlar.

12) ÖĞÜNLERİNİZİ DENGELEYİN

Yapılan araştırmalara göre her gün aynı miktarda kalori alırsanız, kendinizi daha iyi hissediyor ve yemek yerken pişman olmuyorsunuz. Bazı kişiler bir gün aç kalmayı tercih ederken, ertesi gün yüksek miktarda kalorili yiyecekler tüketiyorlar. Bu da ne yazık ki açlık sınırında sorunlar yaşatıyor. Daha hızlı bir şekilde doymak için öğünlerinizi dengelemeyi unutmayın.

13) DİYET İÇECEKLERDEN VAZGEÇİN

Kısa vadede her ne kadar kalori almanızı engelleseler de diyet içecekler, uzun süre tüketildiği zaman kilo almanıza neden olabiliyorlar. Çünkü şeker, beyninizi yakılması gereken kaloriler olduğuna dair uyarıyor. Ne zaman ki şekerli içecekler tüketmekten vazgeçiyorsanız, beyin de artık uyarılamıyor. Bu yüzden siz farkında olmadan daha fazla yemek tüketiyorsunuz.

14) DÜŞÜNCE YAPINIZI DEĞİŞTİRİN

Diyet yaparken psikolojiniz ve düşünce yapınız çok önemli. Çok kilo aldığınız zaman moraliniz bozuk olduğundan metabolizmanız harekete geçiyor ve sizi tatlı tüketmeye teşvik ediyor. Oysa kendinize güvenirsiniz daha hızlı kilo veriyorsunuz. Bu nedenle kilolu bir kişinin estetik olmadığı düşüncesinden de kesinlikle vazgeçmeniz gerekiyor.

15) DÜZENLİ UYUYUN

Uykusuzluk metabolizmanızı kötü yönde etkilerken, iştahınızı artırıyor ve 'doydum' mesajını veren hormonlarınızın azalmasına neden oluyor. Araştırmalara göre her gün altı saatten az uyuyanların yüzde 27 oranında obez olma ihtimali bulunuyor.


16) TABAĞINIZDAKİLERİN HEPSİNİ YEMEYİN

Heroes'ın starlarından Hayden Panettiere, bir röportajında tabağındaki yiyeceklerin sadece dörtte birini tükettiğini, ardından da yirmi dakika mola verdiğini dile getiriyor. Diyet Uzmanı Dr. lan Campbell; "Beyninizin doyduğunuzu algılaması yirmi dakika sürüyor. Bu yüzden öğünler arası molalar vermek son derece mantıklı bir hareket olur" diyerek öğünler ve hatta yemek arasında mola vermeniz gerektiğini dile getiriyor.

17) BOL SU İÇİN

Her doktor suyun diyet için olmazsa olmazı olduğunu belirtse de ne yazık ki bazı kadınlar suyun şişkinlik yaptığını düşürdükleri için bundan kaçınıyorlar. Oysa su olmadan böbrekleriniz çalışmıyor ve yardıma karaciğerlerinizi çağırıyor. Oysa karaciğer, yağ yakımında böbrekler kadar etkili değil. Hatta yağı vücutta depolamakta... Bu da kilo almanız için güçlü bir neden.

18) SLOGANLARA DİKKAT EDİN

Marketlerde satılan gıdalar ile içeceklerin paketleri, müşterileri etkilemek üzere hazırlanıyor. 'Katkısız besinler’, ‘Tuz seviyesi düşük' ya da 'Az yağlı' gibi sloganlar sizi satın almaya teşvik etmek için özellikle yazılıyor. Bu tuzağa düşmemelisiniz! İçeriklerini mutlaka dikkatle incelemeli ve diyetinize uygun olup olmadığını kontrol etmelisiniz.

19) SÜTTEN HİÇBİR ZAMAN VAZGEÇMEYİN

Süt ürünlerindeki kalsiyum, vücudunuzdaki yağın donmasını sağlıyor. Böylece kilo almanız yavaşlıyor. Bu yüzden günde iki kez yağ oranı düşük süt ve süt ürünleri tüketmeniz çok önemli.

20) DİKKATLİ ÇİĞNEYİN

Genelde yumuşak yiyeceklerin tüketilmesinin daha sağlıklı olduğu düşünülür, oysa tam tersi diyet yaparken çiğnenmesi zor olan yiyecekleri tüketmelisiniz. Örneğin köfte yerine bifteği ya da muz yerine elmayı tercih etmelisiniz. Çünkü sert yiyecekleri tüketirken enerji harcıyorsunuz, bu da daha çabuk doymanızı sağlıyor.


21) YEMEK ÖNCESİ SİRKE İÇİN

Pek de iştah açıcı gelmeyebilir fakat sirkenin diyet için yararları oldukça fazla. En büyük yararlarından biri ise açlık hissini azaltması. Heidi Klum ve Cindy Crawford sirkeyi yanlarından ayırmıyorlar. Böylelikle de yediklerini kısa sürede yakma şansına sahip oluyorlar.

22) YİYECEKLERLE ARKADAŞLIK KURUN

Düzenli bir beslenme alışkanlığı geliştirmek için, yiyecekleri sevdiklerinize ve sevmediklerinize göre ayırmak yerine onlarla arkadaş olmaya çalışmalısınız. Aç kalmak yerine günlük besin ihtiyaçlarınızı gidererek kilo almadan da yaşayabilirsiniz.

23) YEDİKLERİNİZİ UNUTMAYIN

Gün boyu yediklerimizi unuttuğumuz için dengesiz bir şekilde besleniyoruz. En son araştırmalardan birine katılan on kadın, 24 saat boyu izlenmiş ve her gün hesapladıklarından yaklaşık 300 kalori daha fazla tükettikleri ortaya çıkmış. Daha sağlıklı bir diyet için kendinize günlük tutabilirsiniz. Her öğünden sonra bir deftere yediklerinizi ve kalorilerini yazarak kendinize bir akıl defteri tutabilirsiniz.

24) GREYFURT KOKLAYIN

Seksi vücuduyla dikkat çeken Jennifer Lopez'in diyetisyeni Richard Giorla; greyfurt yağının kokusunun zayıflamaya faydası olduğunu söylüyor. Yağın içerisindeki aroma böbreğinizdeki enzimleri etkiliyor ve yağların parçalanmasını sağlayan sinirlerin harekete geçmesini sağlıyor ve vücudunuzdaki yağ oranı azalıyor.

25) KENDİNİZİ OYALAYIN

Genellikle boş kaldığınızda gereksiz yere abur cubur tüketiyorsunuz. Böyle durumlarda kendinizi oyalamanızda fayda var. Özellikle de ellerinizi... Telefon açabilir, yazı yazabilir, oje sürebilir ya da arkadaşlarınızla sohbet ederek elinizi yemeklerden uzak tutabilirsiniz.

27 Aralık 2008 Cumartesi

Doğurur Doğurmaz Zayıfladılar

Doğurur Doğurmaz Zayıfladılar Yazdır E-posta
İşte bebeklerini dünyaya getirir getirmez eski kilolarına, ince formlarına geri dönen ünlü Hollywood yıldızlarının sırları...

In Touch dergisi, bebeklerini dünyaya getirir getirmez eski kilolarına geri dönen ünlü Hollywood yıldızlarının sırrını açıkladı.

Dergiye göre yıldızların zayıflama sırrı; spor yapmak, sağlıklı beslenmek ve emzirmek.....

Berry'yi jimnastik kurtardı

Halle Berry hiçbir zaman spor yapmayı çok sevmedi ama martta kızı Nahla'yı doğurduktan sonra fazla kilolarını jimnastik yaparak vermeyi başardı.

41 yaşındaki Oscar'lı yıldız, kilolarından, spor hocası Ramona Braganza'nın hazırladığı bir programla kurtuldu.

Bu programda; merdiven ve yokuş çıkma gibi kardiyovasküler çalışmalar ile ağırlık kaldırma yer alıyor.

Emzirmek işe yaradı

Dört ay önce oğlu Max'i dünyaya getirdikten sonra yepyeni bir görünüme kavuşan Christina Aguilera, henüz hamile kalmadan önceki kilosuna dönemedi.

Ama güzel şarkıcı, yeni vücudunu da çok beğendiğini söylüyor ve emzirmenin kilo vermesine çok yardımcı olduğunu belirtiyor: "Emzirmek adeta spor yapmak gibi bir şey..."

Artık çok daha sağlıklı besleniyor

Bir zamanlar aşırı zayıflığıyla dikkat çeken Nicole Richie, artık sağlıklı bir anne.

Kızı Harlow'u ocak ayında dünyaya getirdikten dört hafta sonra, 26 yaşındaki Richie yine dar kotlarına geri dönmeyi başardı.

Kilolarından, sadece tavuk çorbası, sebze yemeği ve balık yiyerek kurtulduğunu söyleyen genç kadın, artık her zamankinden daha güzel görünüyor.

Salma Hayek ağırdan aldı

Çoğu yıldız gibi Salma Hayek de sadece emzirmenin kilo vermeye yetmeyeceğinin farkındaydı.

O da, kızı Valentina'yı geçtiğimiz eylülde dünyaya getirdikten sonra sağlıklı beslenmeye ve spor yapmaya başladı. Güzel yıldız; "Ama kilo vermek için acele etmedim, kendimi çok zorlamadım" diyor.

Organik et yedi kiloları verdi

Geçtiğimiz temmuzda oğlu Alexander'ı dünyaya getirdikten sekiz hafta sonra eski kilosuna dönmeyi başaran Naomi Watts, bunu bol bol meyve ve organik et yemesine borçlu olduğunu söylüyor.

Tabii spor yapmayı da ihmal etmediğini sözlerine ekliyor. Spora yüzmeyle başlayan, ardından yürüyüş ve koşu programına geçen 39 yaşındaki ünlü oyuncu son olarak da ağırlık çalışması yapmış.

İş temposuna şükrediyor

'I'm Not There' ve 'Elizabeth: The Golden Age'deki rolleriyle iki defa Oscar'a aday gösterilen Cate Blanchett, iki çocuğunun ardından geçtiğimiz nisan ayında da oğlu Ignatus'u dünyaya getirdi.

Blanchett, yoğun çalışma temposunun kendisini fit tuttuğunu söylüyor. Hugh Jacman'ın 'Süper kadın' olarak adlandırdığı ünlü oyuncu, setlerden arta kalan zamanını Sidney'de çocuklarıyla birlikte geçiriyor.

26 Aralık 2008 Cuma

Ender Saraç Göbek eriten diyet

Eğer belirli bir bölgenizden (basen, göbek...) zayıflamak istiyor fakat bunu başaramıyorsanız umutsuzluğa düşmeyin. Böyle bir isteği ancak özel diyetlerle gerçekleştirebilirsiniz.

Sizlere 3 haftada, özellikle göbek-bel bölgesinden incelmeyi de sağlayacak özel bir program vereceğiz.

Ancak öncelikle şu noktayı vurgulayayım: Sadece diyetle bölgesel zayıflama tam olmaz.

Beraberinde özel egzersiz ve bazı özel bitkisel mönüler gerekir.

Bu programı 3 hafta uygulayın, 21'inci günün sonunda müthiş incelmeyi hayretle göreceksiniz.

Mekik hareketi

Dizlerimiz bitişik ve ayaklarımız birbirine paralel şekilde tabanları yeri gösterirken iki elimizi enseye koyup hızlı hızlı, sık sık ve kesik kesik hareketlerle karnımız acıyana kadar sabah ve akşam ellişer kez bu hareketi yapıyoruz. Bu hareket özellikle karın bölgesindeki kasları kuvvetlendirir, yağ dokusunu harekete geçirir ve yağların yanmasına yardımcı olur.

Sopalı hareket

Bu harekette de bir sopayı ense kökümüze alıp iki elimizi geçiriyoruz. Ayaklarımızı yere sağlam basıp süratli bir şekilde sağa ve sola doğru daha çok kalçadan yukarısını hızlı bir şekilde döndürerek birkaç dakikada bu hareketleri yapıyoruz. Bu haraket karnın yan tarafındaki kasların şekillenmesi ve göbeğin erimesini sağlar.

Bel kasları için mekik

Bir taraftaki kolumuzu, bükülmüş olan diğer taraftaki dizimize doğru hafifçe, sık sık ve seri hareketlerle yakınlaştırmaya çalışıyoruz. Bu hareketi de birkaç dakika dayanabildiğimiz kadar yapmaya gayret ediyoruz. Daha sonra diğer taraftaki ayağımızı ve kolumuzu değiştiriyoruz. Bu hareket karnın yan tarafına doğru olan kasları çalıştırmak için yararlıdır.

Haftanın tek günleri bunları yiyin

Kalkar kalkmaz: 1 bardak ılık ballı limonlu su (içine yarım tatlı kaşığı bal, 10 damla limon konacak).

Sabah sporu: 35 - 40 dakika tempolu yürüyüş yapın. Bol ter atmaya gayret edin. Ardından fotoğraftaki gibi 15-20 dakika spor.

Duş: Ham ipek kese veya kabak lifi ile 5 dakika fırçalar gibi göbek, basen, popo, bel sertçe fırçalanacak. 5 dakika kadar susam yağı, kekik yağı, biberiye yağı, melisa yağı ile aynı bölgeye masaj yapılacak.

Kahvaltı: 1 adet kabuklu yeşil elma, 1 adet sert şeftali

Ara: 2 parmak taze dil peyniri yiyebilirsiniz.

Öğle: 1 porsiyon ızgara tavuk (derisiz), bol rokalı yeşil salata (taze soğanlı).

Ara (saat 15.00): 3-4 yulaflı bisküvi.

Ara (saat 17.30): 1 adet yeşil elma.

Akşam: 4-5 kaşık zeytinyağlı fasulye (az yağlı), 1 dilim tam ekmek, mevsim salatası.

Gece: 1 bardak şekersiz tarçınlı ılık light süt. 3-4 fincan rezene çayı, yeşil çay, mısır püskülü, kiraz, avakado yaprağı karışım çayı içilecek.

Yasaklar
- Kolalı, şekerli içecekler
- Kızartma
- Hayvansal katı yağlar (tereyağı, kaymak, yağlı şarküteriler, yumurtanın sarısı, yağlı süt ürünleri, yağlı etler, tavuk - balık derisi, tam yağlı süt)
- Alkol (özellikle bira)
- Beyaz un
- Beyaz şeker
- Doğum kontrol hapları
- Aşırı gündüz uykusu
- Çikolata
- Yağlı çerezler
- Cips

Zayıflatıcı çayı elinizden düşürmeyin

Bir su bardağı için 1-2 adet avakado yaprağı, 1 çay kaşığı yeşil çay, küçük bir tutam kiraz sapı ve mısır püskülü, 1 çay kaşığı rezene tohumu sadece 1-2 dakika kaynatılacak ve hafifçe fokurdadıktan sonra 3-4 dakika demlenmeye bırakılacak.

Sonrasında şeker veya tatlandırıcı eklenmeyecek sadece çok ince bir dilim limonla içilecek. Yemeklerden biraz sonra da içebilirsiniz. Akşam yemeği mümkün olduğunca erken yenilecek.

Sabah ise erken kalkmak önemli çünkü erken kalktığınızda metabolizma hızlanır, sabah sporu ise vücudu canlandırır, harekete geçirir.

Dr. Ender Saraç

23 Aralık 2008 Salı

Kabak Çekirdeği Zayıflatır mı?

Kabak Çekirdeği

Dönem dönem televizyonlarda bazı ünlülerin kabak çekirdeği yiyerek zayıfladığını duyuyoruz. Ünlülerin zayıflama haberlerini okuduktan sonra aklınızda “acaba gerçekten kabak çekirdeği zayıflatır mı?” sorusu canlanıyorsa, cevabı burada! Kabak çekirdeğinin 100 gramında 610 kalori vardır. Kabak çekirdeğini, ay çekirdeği ile kıyaslayacak olursak ay çiçeğinin 100 gramında 560 kalori vardır. Buna göre kabak çekirdeği, ay çekirdeğinden daha kalorilidir. Daha çarpıcı bir örnek verecek olursak; 100 gram kabak çekirdeği yediğinizde 9 dilim ekmek yemiş kadar kalori almış olursunuz.
Yani, kabak çekirdeğinin zayıflatıcı değil, şişmanlatıcı etkisi vardır.

Kızarmış Ekmek Zayıflatır mı?

Bazı diyet listelerinde kızarmış ekmek önerilir. İnanışa göre de kızarmış ekmeğin kalorisi düşüktür. Peki bu sorunun en net ve doğru cevabını uzmanından öğrenmek ister misiniz? Sorunun cevabı burada! Taze, bayat ya da kızartılmış ekmek arasında kalori farkı yoktur. Ekmeği kızarttığınız zaman ekmeğin suyunu almış olursunuz. Yani ekmeği kurutursunuz. Bilindiği gibi suda kalori olmadığından kızarmış ekmekte kalori azalması söz konusu değildir. Bu neden zayıflama diyeti uygulayanlar, eğer mönülerinde ekmek varsa, sevdikleri ekmek türünü tükebilirler.

19 Aralık 2008 Cuma

Sağlıklı zayıflamanın yeni adı: tere

Sağlıklı zayıflamanın yeni adı: tere

Balla beraber yiyin, hem zayıflayın hem sağlıklı görünün.


Tere tohumu ülkemizde yetişen, pahalı olmayan, doğal bir bitki. Az bilinen ve az tüketilen terenin sağlık üzerinde son derece faydalı etkileri var. Sabahları aç karnına bir çay kaşığı tere tohumu ve bir tatlı kaşığı bal karışımını yer ve üzerine bir bardak sıcak su içerseniz hızla kilo verdiğinizi görürsünüz. Tere tohumunun metabolizma hızlandırıcı etkisi, bunu sağlıyor.

Tere aynı zamanda kuvvet verici, vitamin noksanlıklarına karşı ve iştah açıcı olarak da kullanılıyor. Hastalıklara karşı direnci arttırıp, sigaranın zararlarını da azaltıyor. Tere tohumu suyu, saç dökülmesi ve kepeklenmeyi de önlüyor. Tere otunun yenmesi, balgam söktürüyor. Bir çay kaşığı tere tohumunun, bir bardak soğuk suyla tüketilmesi halinde vitiligo'ya da iyi geldiğini belirtiyor uzmanlar. Aktif mide ülseri, kanaması ve mide rahatsızlığı olanlara tere tohumunun buruk acı tadı daha da rahatsız edici gelebilir. Eğer böyle bir rahatsızlığınız varsa tere tohumunun dikkatli kullanılması öneriliyor.

Günde iki yumurta zayıflatıyor

Günde iki yumurta zayıflatıyor

Daha önceleri yumurta gibi kolsterol yönünden zengin besinlerin kandaki kolesterol seviyesini yükselttiği ve kalp krizi riskini arttırdığı düşünülüyordu fakat Avrupa Beslenme Alışkanlıkları Dergisi'nde yayınlanan bilimsel bir araştırma haberine göre bu tez artık çürütüldü.

Günde iki adet yumurta ciddi bir diyet uygulamasıyla birlikte tüketildiğinde sadece kilo verdirmekle kalmıyor aynı zamanda kandaki kolesterol seviyesini de düşürüyor.

İngiltere'deki Surrey Üniversitesi'nde Dr. Bruce Griffin önderliğindeki bir grup araştırmacı, gönüllü bir grup kilolu denek üzerinde 12 haftalık bir araştırma gerçekleştirdi. Denekler üzerinde ayrıca İngiliz Kalp Sağlığı Koruma Organizasyonu'nun belirlediği sıkı diyet programı uygulandı.

Araştırmada bir de kontrol grubu denekleri yer aldı. Bu grup üzerinde de yine aynı diyet programı uygulandı fakat hiç yumurta verilmedi.

Araştırma sonucunda her iki gruptaki kişlerin de kilo verdiği ve kolesterol seviyelerinin düştüğü görüldü.

Dr. Giffin yaptığı açıklamada, 'Yumurta açlık hissini yatıştırdığı için diyetlerde gönül rahatlığıyla kullanılabilir. Kahvaltıda yumurta yiyen bir kişi daha uzun sürede acıkır. Tokluk hissi yarattığı için de daha az yemek yemeyi sağlar. Bu da kilo vermeyi kolaylaştırır.'

Bu araştırma, doymuş yağ oranı çok yüksek olan pastalar, et ve hamur işleri gibi yiyeceklerin, düşük doymuş yağ oranına sahip yumurta gibi besinlerden çok daha tehlikeli olduğunu ortaya koyuyor.

Son zamanların en büyük tehlikesi: Anoreksiya

Son zamanların en büyük tehlikesi: Anoreksiya

Anoreksiya aşırı diyet yapma sonucu oluşan önemli derecede kilo kaybıdır.

Anoreksikler kiloları ne olursa olsun kendilerini şişman hissederler. Çoğu kez anoreksikler normalden daha zayıf olduklarını farketmezler ve 45 kg olsalar bile kendilerini şişman kabul ederler. Dahada zayıf olma çabaları içinde anoreksikler, her koşulda yemek yemekten ve kalori almaktan kaçınırlar. Bu hastalığın %10-20 oranı, oluşan çeşitli komplikasyonlar nedeniyle ölümle sonuçlanır.

Anoreksikler genelde mükemmeliğe ulaşmaya çalışırlar. Oldukça yüksek hedefler belirlerler ve kendilerini sürekli olarak ıspatlamak zorunda hissederler. Genelde başkalarının ihtiyaçlarını hep kendi ihtiyaçlarının önünde tutarlar. Anoreksik bir hasta yaşamda kontrol edebildikleri tek olayın yemek ve kiloları olduğunu düşünürler. Her sabah tartı üzerindeki sayı, zayıf olma hedeflerinde başarılı olup olmadıklarını belirler. Kilo kaybetmeyi başardıklarında kendilerini güçlü ve kontrolde hissederler. Genelde kalorilerine ve kilolarına yoğunlaşmaları istemedikleri duyguları bloke etmenin bir yoludur. Anoreksikler için, problemlerle direk olarak baş etmektense kilo vermek daha kolaydır. Genelde bu kişilerin kendilerine güveni çok azdır ve bazen yemek yemeyi haketmediklerini düşünürler. Çoğunlukla bir sorun olduğunu inkar ederler. Açlık duygusunu sürekli olarak inkar ederler. Kendilerine yardım edilmeye çalışıldığında şiddetle direnirler çünkü terapi onlar için sadece yemek yemeye zorlanmak demektir. Problemleri olduğunu bir kere kabul ettikten sonra ve yardım almayı kabul ettikten sonra tedavi edilebilirler. Bunun için hem psikolojik, hem tıbbi hemde beslenme açısından yaklaşılan kombine bir tedavi yöntemi uygulanır.

Belirtiler

Gözle görülür kilo kaybı
Gittikçe içe kapanma
Aşırı derecede egzersiz yapma
Kilo almaktan şiddetle korkmak
Yorgunluk
Sürekli üşümek
Kaslarda güçsüzlük
Yemeklere, kaloriye ve yemek tariflerine obses olmak
Yemek yememek için sürekli bahane bulmak (ör: daha önce yedim, kendimi iyi hissetmiyorum gibi)
Alışılmadık yemek yeme alışkanlıkları (ör: Yemekleri minik parçalara bölmek)
Yiyecek yanında farkedilebilen bir rahatsızlık
Çok ince olmasına rağmen aşırı şişman olduğundan yakınmak
Başkaları için yemek pişirme ama kendisinin yememesi
Sadece diyet yiyecekleri ile yemekleri sınırlamak
Yemek yediği için utanç yada suç hissetmek
Depresyon, Depression, sinirlilik, ani duygu değişimleri
Kusarak, müshil ilacı yada diet hapı kullanarak kilo kontrolü sağlama
Düzensiz adet görmek
Adetin durması
Kilo kaybını saklamak için bol kıyafetler giymek
Sürekli tartı üzerinde kilo kontrolü yapmak
Baş dönmesi ve bayılma
Topluluk arasında yemek yemekte zorlanma
Yemek yeme düzeni konusunda oldukça ketum
Neredeyse beyaza kaçan solgun bir yüz
Başağrıları
Mükemmelliyetçi yaklaşım
Kişisel değerini ne yiyip yemediği ile belirlemek
Kilo kaybını açıklayabilecek hiç bir fiziksel sorunun olmaması
Bedensel/Tıbbi Komplikasyonlar
Yorgunluk ve enerji eksikliği
Adetin durması
Cilt problemleri
Saçların ve tırnakların zayıf olması ve kolay kırılması
Baş dönmesi ve baş ağrısı
Aşırı su kaybı
Nefes darlığı
Kalp atışında düzensizlik
Ellerin ve ayakların soğuk olması
Şişkinlik
Kabızlık
Saç kaybı
Mide krampları
Metabolizmanın yavaşlaması
Vücudun su toplaması (Ödem)
Karaciğer ve böbrek yetmezliği
Kemik kaybı (Osteoporoz)
Uykusuzluk (İnsomniya)
Kansızlık (Anemi)
Kısırlık
Depresyon
Potasyum eksikliği
Infertility
Depression
Kalp krizi ve ölüm

Nedenleri

Doktorlar tam olarak bu hastalığın neden oluştuğunu bilmemektedir. Araştırmalar aile yaklaşımı, kültürel etkenler ve genler gibi pek çok etkinin hastalığın oluşmasına yol açtığını göstermektedir.

Nedenlerden bir tanesi, modern ve ekonomik olarak gelişmiş toplumlarda medyanın genç insanlara özellikle kadınlara gönderdiği mesajlardır. Bu mesajlarda ana tema aşırı inceliğin çekici olduğudur. Modeller ve bazı ünlü kişiler gibi ince olabilmek bazı insanların sağlıklı olmayan bir kiloya inmelerini gerektirir. Bazı kişiler hem sağlıklı hemde ince olabilir fakat sorun pek çok gencin sağlıklarını yitirmeden o inceliğe ulaşmalarının mümkün olmamasıdır.

Bazı genç insanlar medyanın incelik ile ilgili mesajlarına bakarak yanlış fikirler geliştirebilirler. Örneğin, 14 yaşındaki bir genç kız, 1.60m boya sahip birinin ideal kilosunun 40 kg. olması gerektiğine inanabilir, oysa sağlıklı kilo 50kg. olmalıdır. Sonuç olarak yavaş yavaş öğünleri atlamaya başlar ve sağlıklı olmak için ihtiyacı olan besini almayı reddeder. Gittikçe zayıflar fakat kendini genede şişman hisseder. Sonunda öyle bir hale gelir ki gıdasızlıktan dolayı hastaneye kaldırılması gerekli olur.

Fakat yeme bozuklukları basitçe yemek ve incelme ile açıklanamaz, sorun bundan çok daha karmaşıktır. Yeme Bozukluğu olan kişiler ümitsizce başkaları tarafından onaylanmayı ve kabullenilmeyi arzu ederler ve bazen bu duyguları kısa vadede ince olmakta bulabilirler yada yemek yiyerek kendilerini rahatlatabilirler. Yeme bozukluğu aslında temelde vücudun açıklanmayan duygularını, kendisini ve karşılanmayan ihtiyaçlarını ifade etme şeklidir.

Tıbbi Yardım Ne zaman alınmalı?

Aşırı derecede kilo kaybı varsa yada aşırı yemek yemek ve aşırı diyet yapmak arasında gidip geliniyorsa bir doktor ile konuşmak önemli olabilir. İnkar etmek yeme bozukluklarının bir belirtisidir, dolayısıyla kişi çoğunlukla bir aile bireyinin yada arkadaşının ısrarı sonucu doktora gitmeyi kabul eder. Eğer aile bireylerinden birinde yada bir arkadaşınızda yeme bozukluğundan kuşkulanıyorsanız, bir doktora görünmesi konusunda ısrar etmelisiniz, beklemekle zaman kaybetmeyin ve sorunun kendi kendine çözümlenmesini beklemeyin.

Tedavi

Genel olarak kabul edilen bir gerçek yeme bozukluklarının tedavisinde, psikoterapist, doktor, yeme uzmanı ve hemşire gibi farklı alandan çeşitli klinisyenlerin tedaviye katılmasıdır

Çoğu hastada yeme bozukluğunun yanısıra aynı zamanda tedavi edilmesi gereken depresyon, kaygı bozukluğu ve diğer psikiyatrik sorunlarda mevcuttur.

Yeme bozukluğu, hem fiziksel hemde ruhsal olarak insanı tahrip eder, dolayısıyla bu tür rahatsızlığı olan insanların hemen doktora başvurması gerekir. Erken teşhis ve önlem almak kişinin daha çabuk iyileşmesini önemli ölçüde etkiler. Erken zamanlarda teşhis edilmeyen ve geç kalınan durumlarda yeme bozukluğu kronik bir hale gelebilir ve hastanın yaşamını tehdit edebilir.
En etkili tedavi yöntemi bir doktor ve yeme uzmanı ile birlikte psikoterapi yada psikolojik danışmanlık almaktır. Tedavi kişiye özel olarak belirlenmelidir, çünkü tedavi hastalığın şiddetine ve hastanın özel sorunlarına, ihtiyaçlarına hitap etmelidir.

Psikolojik terapi hastanın hem yeme bozukluğuna hemde hastalığın altında yatan kişisel ve kültürel psikolojik etkenlere eğilmelidir. Hastanın hem kendisiyle hemde yiyeceklerle barış içinde ve sağlıklı bir şekilde nasıl yaşayacağını öğrenmesi gerekir.

16 Aralık 2008 Salı

Ender Saraç detoks çorbalı mucize diyet

Dr. Ender Saraç ‘tan zayıflamak için Çilek kompostosu ve Çorbadan oluşan bir detoks diyeti tarifi :

Çilek kompostosu tarifi:

Yarım kilo çilek

2 adet kuru tarçın

1 yemek kaşığı kuru üzüm

Çeyrek limonun suyu

3 bardak su

Hazırlanışı:

çilekler iri iri doğrandıktan sonra diğer malzemeler de içine konularak bir taşım kaynatılır.Kaynadıktan sonra,soğumaya bırakılır.(kesinlikle şeker ve tatlandırıcı katılmayacak)

Detoks çorbası tarifi:

Tüm malzemeleri taze olarak almaya çalışın

2 adet orta boy enginar

1 küçük demet semizotu

2 adet taze soğan

5–6 sap dereotu

4–5 sap maydanoz

2 kahve kaşığı kimyon

1 kahve kaşığı toz zerdeçal

1 kahve kaşığı zencefil

1 tutam tuz

2 lt kaliteli su

Hazırlanışı:

Tüm malzemeleri kullanarak her zamanki gibi bir sebze çorbası yapın..daha sonra blendırdan geçirin...

Detoksun gün içinde uygulanışı:

Sabah kalktıktan biraz sonra örneğin saat 08.00–09.00 civarı,1 kâse ılık çilek kompostosu için. Soğuk içmemeye gayret edin. Komposto ılık veya oda sıcaklığının biraz üstünde olsun.

10:00: 1 kase ılık çilek kompostosu

12:00: 1 kase ılık (az sıcak ) detoks çorbası

14:00: 1 kase detoks çorbası

16:00: 1 kase çilek kompostosu

18:00: 1 kase (az sıcak ) detoks çorbası

20:00: 1 kase detoks çorbası

Detoks uygularken bol bol su tüketmelisiniz ve bitki çayları da içebilirsiniz. Sadece bugün beşi bir yerde çayı, siyah çay, koyu yeşil çay içmeyin. Diğer bitki çaylarından içebilirsiniz.

Çorbanıza tavsiye edilenden fazla tuz atmayın..

Bugün hafif bir yürüyüşten fazlasını yapmayın..

Asla tavsiye edilenden başka baharat kullanmayın.

Dr. Ender Saraç

15 Aralık 2008 Pazartesi

2009 Çanta Koçunuz Hazır Mı?

iyi_yaam.jpgYediklerinizi yazarak beslenmeyi öğrenebilir ve zayıflayabilirsiniz. İyi yaşam günlüğü beslenme ve diyete dair temel ve günlük bilgilerin çok pratik olarak özetlendiği ve okuyuculara gün gün yol gösteren bir diyet günlüğü. Bu diyet günlüğü her bireyin günlük yediği besinleri yazarak kendi beslenmesini takip etmesini sağlıyor , iyi yaşam ve dengeli beslenme ile ilgili 13 farklı konu anlatıyor ve her sayfasında ufak ipuçları ve yönlendirici mesajlar içeriyor.

Çok zayıf olmak çok sağlıklı olmak anlamına gelmiyor. Önemli olan dengeli beslenmek ve aktif olmak. Kilo verme programı sonrası bireylerin büyük kısmının tekrar kilo aldığı
biliniyor. Önemli olan kalıcı davranış değişikliği yaratmak. Bunun için de önce mevcut
durumu ölçmek, sorunları tespit etmek ve farkına varmak daha sonra strateji belirleyip küçük ve yavaş adımlarla ilerlemek gerekiyor.

Araştırmalara göre şu üç 3 stratejiyi uygulayanlar geniş ölçüde başarılı oluyor ve tekrar kilo almıyorlar;

  1. Düşlük yağlı yüksek lifli beslenenler
  2. Kendini sürekli izleyen ve kilosunu kontrol edenler,
  3. Düzenli fiziksel aktivite yapanlar.

İyi yaşam günlüğü ile kendinizi takip edin. Günlük ve haftalık kayırlarınızı aylık ve yıllık olarak tamamlayıp bütün resme baktığınızda kendi vücudunuza ne kadar yatırım yaptığınızı iyileri ve kötüleri kendi gözlerinizle göreceksiniz.

İyi bir yeni yıl hediyesi olarak oldukça fazla talep gören “İyi Yaşam Günlüğü” formuna
dikkat edenler içinde hem gerçek tarihlerine göre bir ajanda hem de sürekli iyilikler
hatırlatan çanta koçu vazifesi görüyor. Sizin de çantanızda bir adet olmalı.

“İyi Yaşam Günlüğü”nden bazı başlıklar:

İyi yaşam için farklı öneriler
Şişmanlık, nedir? neden tehlikelidir?
Kalori nedir? Besinlerin kalori değerleri nasıl hesaplanır?
Güvenli ve sağlıklı zayıflama yöntemleri nelerdir?
Kadınlar için hangi besinler iyidir?
Erkekler için hangi besinler iyidir?

Güneşin ışıklarıyla uyandığınız her sabah, başlayan her yeni gün daha iyi bir yaşam için fırsatlarla dolu olabilir ama en önemlisi sizin bu konudaki isteğiniz ve hayata bağlılığınız. Daha iyi bir yaşam ve uzun bir ömür için kendi vücudunuzu tanımak, yaşam şekli ve beslenme koşullarınızı gözden geçirmek şimdi küçük ama uzun dönemde çok büyük ve önemli faydalar yaratabilir.

İyi yaşam günlüğü 2009 yılında size her gün bunu hatırlatacak sadık bir yol arkadaşı olabilir.

Grup Terapisiyle Zayıflayın

grup_terapisti.jpg
  • Yıllardır her türlü diyeti denediyseniz ama hala kilolarla başınız dertte ise,
  • Sürekli kilo verip sonra tekrar almaktan şikayetçi iseniz,
  • Her kilo verişinizin ardından daha da fazla kiloyla tekrar başa dönmüş gibi hissediyorsanız,
  • Aslında nasıl beslenmem gerektiğini biliyorum ama uygulayamıyorum diyorsanız,
  • Geceleri yeme alışkanlığınızdan bir türlü kurtulamıyorsanız,
  • Üzgün, sinirli, sıkkın veya mutsuz hissettiğinizde kendinizi buzdolabının önünde buluyorsanız,

gelin haftada bir toplanacak 5 kişilik grubumuza katılın.


Grup terapisi, bir veya daha fazla psikoterapist gözetiminde, iki veya daha fazla danışanın birbiriyle etkileşerek sorunlarını anlamaya ve çözmeye çalıştığı bir psikoterapi şeklidir. Hepsinin de ortak felsefesi, danışanların yaşantılarını, duygularını, sorunlarını, düşüncelerini karşılıklı saygı temelinde diğer danışanlarla paylaşmasının, kişinin kendine olan saygısını artıracağına, kendini daha iyi anlamasına ve sosyalleşmesine yardımcı olacağı düşüncesine dayanır. Grup terapide katılımcılar dışarıda bulamadıkları geribildirimleri alma ve üzerinde çalışma imkanını bulabilirler. Bireysel terapide terapist iki kişi, kendisi ve danışanı arasındaki etkileşim içinde, sözel ya da davranışsal girişimlerle danışanın belirtilerini gidermeyi, uyuma yönelik olmayan davranışları değiştirmeyi ya da diğer bir ifadeyle kişisel değişimi hedefler. Grup psikoterapisinde ortaya çıkan etkileşim ise terapist ve tek tek katılımcıların her biri arasında olabildiği gibi, katılımcılar arasında da olur. Dolayısıyla bir grupta kullanılabilecek daha fazla malzeme olduğu söylenebilir.
Grup terapisinin hedefi karakter değişimi, kişisel gelişim gibi büyük hedefler olabildiği gibi daha sınırlı fakat önemli bir alanda işlevselliğin arttırılmasını hedefleyen gruplar vardır. Psikososyal becerileri arttırma, sosyal becerileri geliştirme, sigara içme, duygusal yeme gibi belli bir davranışı değiştirmeyi içeren amaçlar çok genel ya da özel olabilir.

Avantajları nelerdir?

  • Kendinizi yalnız hissediyorsanız, benzer sorunu olan kişilerle tanışmak rahatlatıcı olabilir.
  • Başkalarını dinlerken kendinizle ilgili farkındalığınız artabilir.
  • Farklı bakış açılarını dinlemek sorunları ele almanın birden fazla yolu olduğunu anlamanızı kolaylaştırabilir.
  • Başkalarına yardımcı olma hissi kendinize güveninizi artırabilir.
  • Başkalarının sorunlarının üstesinden geldiğini görmek size ilham verebilir, umudunuzu artırabilir.
  • Grup terapide farklı düşünceler dile getirilebilir. Bireysel terapide terapist yönlendirici olmadan, fikirlerini belirtmeden sizin fikirlerinizi açmaya çalışır. Oysa grup terapide benzer sorunları yaşayan kişilerin düşüncelerini duyma fırsatınız olur.
  • Farklı yaştan, cinsiyetten ve toplumsal gruplardan kişilerle iletişim kurmanıza yardımcı olur.
  • Bir aidiyet, kabullenilme ve onaylanma duygusu sağlar.
  • Ekonomik olarak daha uygundur, ücreti bireysel terapiden daha düşüktür.


İşte bu bilgilerin ışığında biz de Mezura Kliniği’nde “Kilosu ile Başı Dertte Olanlar” için bir grup tedavi başlatmaya karar verdik.

Bu grupta Uzm. Psk. Treysi Kazmirci eşliğinde

  • sizinle benzer sorunları yaşayan insanları dinleme
  • kendi deneyimlerinizi paylaşma
  • grup arkadaşlarınızdan geri bildirim alma
  • ve “rejim” yapmadan ideal kilonuza nasıl gelebileceğinizin ve daha da önemlisi bunu nasıl koruyabileceğinizin yollarını öğrenme fırsatı bulacaksınız.

Vücudunu dinle ve pazardan beslen


Bugüne kadar birçok diyet denediniz, kısa süreli kilo kayıplarınız oldu ama sonra verdiğinizden fazlasını geri aldınız. Sağlığınızı ve psikolojinizi etkileyen fazla kilolarınızdan kurtulmayı çok istiyorsunuz ama ne yapacağınızı bilmiyorsunuz. Almanya’da Dahiliye ve Beslenme Uzmanı Dr. Wolf Eckhart Funfack tarafından geliştirilen ve 30 ülkeden sonra Türkiye’de de uygulanmaya başlanan ‘Metabolic Balance Tam Metabolizma Programı’, ne yaptıysa fazla kilolarından bir türlü kurtulamayanlara umut veriyor. 2002’den bu yana tüm dünyada 300 bin kişiyi zayıflatan ve sağlıklı bir vücuda kavuşturan bu sistemin en önemli özelliği, parmak izi kadar kişiye özel olması. Her ülkede yetiştirilmiş uzmanlar tarafından uygulanan sistemi kişiye özel yapan, hastanın sağlık durumunun gözden geçirilmesinin ve laboratuar tahlillerinin ardından bir metabolizma programı hazırlanması. Hazırlanan beslenme planı sayesinde vücudun ihtiyaç duyduğu tüm besinler alınıyor ve bu sayede metabolizma sağlıklı bir şekilde çalışıyor. Alınan besinler yeni ve basit kurallara göre hazırlandığı için kilo kontrol altında tutuluyor. Bu sayede hormon dengesi de güçleniyor. ‘Metabolic Balance’ programının yaratıcısı Dr. Wolf Eckhart Funfack istenilen kiloya ulaşmada en önemli noktanın taze sebze ve meyvelerle beslemek olduğunu vurguluyor. Dr. Funfack’la, programını ve sağlıklı beslenmeyi konuştuk.

İ ‘Metabolic Balance’ın diğer diyetlerden farkı ve özellikleri neler?

Bu bir diyet programı değil, metabolizma dengeleme programıdır. Farkı ise kişiye özel olması. Kişisel beslenme planı; hastanın kilosuna, boyuna, önceki hastalıklarına ve en önemlisi kan değerlerine bakılarak hazırlanıyor. Sizin için seçilen yiyecekler, metabolizmanızı destekleyerek bugüne kadar vücudunuzda eksik olanları tamamlıyor. Öğünler arasında 5 saat olmalı. Yemeye protein grubuyla başlamalısınız. Yemek yeme süreniz 1 saati geçmemeli. Öğünlerde ne yiyebileceğinizi listeler halinde sunuyoruz, bunların arasından canınızın istediğini yiyebiliyorsunuz. Biz neyi, ne kadar ve hangi sırayla yemeniz gerektiğini söylüyoruz. Böylece programı, çalışanlar da rahatlıkla uyguluyor.

İ Başarı oranı nedir?

20 yıl boyunca bilinen tüm diyetlerin hepsini denedim ve şunu gözlemledim: Diyet yapanların üçte biri iyi sonuca gitti, üçte birinde biraz etkili oldu, diğer üçte birinde ise hiç etkili olmadı. Herkese aynı diyet uygulandığı için büyük bir başarı sağlanmadı ama geliştirdiğim bu programla yüzde 100 başarı sağladım.

AMAÇ DENGELİ BESLENME

İ Sağlıklı beslenmeyle metabolizma dengelenince, kişinin sağlık problemleri de düzeliyor mu?

Hastalıkları iyileştirmek gibi bir iddiamız yok ama beslenmenin dengelenmesiyle ‘metabolik sendrom’ dediğimiz diyabet, tansiyon, hormon sorunları gibi rahatsızlıkların düzelmesini destekliyoruz.

İ Bu sistem nasıl uygulanıyor?

İlk ay her hafta, ikinci ay iki haftada bir, üçüncü aydan sonra ayda bir kontroller yapılıyor. ‘Metabolic Balance’; hazırlık, sıkı, rahat ve koruma dönemi olmak üzere dört aşamadan oluşuyor. En kritik aşama, sıkı dönem. En az 14 gün olan bu dönemde, planın bire bir uygulanması çok önemli. 14 günden sonra canlarının çektiği başka besinleri de yemelerine izin veriyoruz zira bu, vücudun o besinlere ihtiyaç duyduğunun da bir göstergesi. Eğer biz bunları yasaklıyor olsaydık, plan uygulanmaz olurdu; insanlar ömür boyu sıkı dönemde yaşayamaz. Vücudun farklı vitamin ve minerallere ihtiyacı var.

BABAANNEN GİBİ YE!

İ İnsanlar beslenmelerinde nerede yanlış yapıyor?

En büyük yanlış, insanların kendi mutfaklarından, kendi yeme tarzlarından uzaklaşıp, endüstri ülkelerinin yeme tarzı olan fastfood’a yönelmesi. Öyle bir yapımız var ki, vücut eksik olana ihtiyaç duyuyor ancak günümüz insanı vücudunu dinlemeyi unuttu. İçsel sezgileri ve gerçekten neye ihtiyaç duyduğuna değil de moda olana, reklamı yapılana ilgi duyuyor. ‘Metabolic Balance’ uygulayanların alışveriş listelerine bir bakın, ürün azdır ve o ürünler de vücudun gerçekten ihtiyacı olanlardır. Ama normal bir insanın alışveriş sepeti, alışveriş merkezlerinin satmak istediği ürünlerle doludur, vücudun ihtiyaç duyduklarıyla değil. ‘Metabolic Balance’, insanın kendini dinlemesini ve ihtiyacı olan besinleri almasını sağlıyor.

İ Geleneksel beslenme tarzına sadık kalmamız gerektiğini savunuyorsunuz, ağır soslu yemeklerimiz kilo konusunda tehlike oluşturmaz mı?

Yağlı yiyeceklerden bir korkumuz yok, çünkü 14 günlük sıkı dönemden sonra iyi yağ kullanmaları mecburi. Vejetaryenler bu sistemi uygulayamıyor çünkü kilo kontrolü için hayvansal besinlerin kesinlikle alınması gerekiyor.

İ Metabolizmayı hızlandıran yiyecekler var mı?

Besinler uzun zamandır gerçekten olması gereken değerleri ihtiva etmiyor, özellikle de endüstriyel besinler. Mesela hazır çorbalarda 7 gram sebze var ve kişi başına 2 gram bile sebze düşmüyor. Önce besinlerimizin içinden vücudun gerek duyduğu maddeleri çıkardılar, şimdi de bir endüstri akımı olarak, sanki sağlığımız için bir şey yapıyorlarmış gibi çıkardıklarını tekrar sunuyorlar. En sağlıklısı, pazardan sebze alıp, kendi çorbanızı yapacaksınız.