27 Aralık 2008 Cumartesi

Madonna'nın Formda Kalma Kuralları

Madonna'nın Formda Kalma Kuralları Yazdır E-posta
50 yaşında hala atletik fiziğiyle dikkat çeken Madonna formda kalmak için hangi kuralları uyguluyor? 50 yaşına gelmesine rağmen atletik fiziğiyle dikkat çeken ünlü pop yıldızı Madonna'nın formda kalmak için uyguladığı kuralları, İngiliz Sun gazetesi yayımladı.

1.5 - 3 LİTRE SU İÇMEK ŞART

Madonna gibi olmak için günde bir buçuk litre ila üç litre arasında su içilmesi gerekiyor. Alkol, sos hatta soslu salata bile Madonna'nın mönüsüne asla girmiyor. Ünlü şarkıcı baharatlardan, yağdan ve "şarküteri ürünleri"nden de mümkün olduğu kadar uzak duruyor. Madonna çoğunlukla sebze ve "sade" salata yiyerek öğünlerini geçiriyor. Sanatçı, bu beslenme tarzını sıkı bir spor programıyla dengeleyerek kilo almasını engellemeye çalışıyor.

Doğurur Doğurmaz Zayıfladılar

Doğurur Doğurmaz Zayıfladılar Yazdır E-posta
İşte bebeklerini dünyaya getirir getirmez eski kilolarına, ince formlarına geri dönen ünlü Hollywood yıldızlarının sırları...

In Touch dergisi, bebeklerini dünyaya getirir getirmez eski kilolarına geri dönen ünlü Hollywood yıldızlarının sırrını açıkladı.

Dergiye göre yıldızların zayıflama sırrı; spor yapmak, sağlıklı beslenmek ve emzirmek.....

Berry'yi jimnastik kurtardı

Halle Berry hiçbir zaman spor yapmayı çok sevmedi ama martta kızı Nahla'yı doğurduktan sonra fazla kilolarını jimnastik yaparak vermeyi başardı.

41 yaşındaki Oscar'lı yıldız, kilolarından, spor hocası Ramona Braganza'nın hazırladığı bir programla kurtuldu.

Bu programda; merdiven ve yokuş çıkma gibi kardiyovasküler çalışmalar ile ağırlık kaldırma yer alıyor.

Emzirmek işe yaradı

Dört ay önce oğlu Max'i dünyaya getirdikten sonra yepyeni bir görünüme kavuşan Christina Aguilera, henüz hamile kalmadan önceki kilosuna dönemedi.

Ama güzel şarkıcı, yeni vücudunu da çok beğendiğini söylüyor ve emzirmenin kilo vermesine çok yardımcı olduğunu belirtiyor: "Emzirmek adeta spor yapmak gibi bir şey..."

Artık çok daha sağlıklı besleniyor

Bir zamanlar aşırı zayıflığıyla dikkat çeken Nicole Richie, artık sağlıklı bir anne.

Kızı Harlow'u ocak ayında dünyaya getirdikten dört hafta sonra, 26 yaşındaki Richie yine dar kotlarına geri dönmeyi başardı.

Kilolarından, sadece tavuk çorbası, sebze yemeği ve balık yiyerek kurtulduğunu söyleyen genç kadın, artık her zamankinden daha güzel görünüyor.

Salma Hayek ağırdan aldı

Çoğu yıldız gibi Salma Hayek de sadece emzirmenin kilo vermeye yetmeyeceğinin farkındaydı.

O da, kızı Valentina'yı geçtiğimiz eylülde dünyaya getirdikten sonra sağlıklı beslenmeye ve spor yapmaya başladı. Güzel yıldız; "Ama kilo vermek için acele etmedim, kendimi çok zorlamadım" diyor.

Organik et yedi kiloları verdi

Geçtiğimiz temmuzda oğlu Alexander'ı dünyaya getirdikten sekiz hafta sonra eski kilosuna dönmeyi başaran Naomi Watts, bunu bol bol meyve ve organik et yemesine borçlu olduğunu söylüyor.

Tabii spor yapmayı da ihmal etmediğini sözlerine ekliyor. Spora yüzmeyle başlayan, ardından yürüyüş ve koşu programına geçen 39 yaşındaki ünlü oyuncu son olarak da ağırlık çalışması yapmış.

İş temposuna şükrediyor

'I'm Not There' ve 'Elizabeth: The Golden Age'deki rolleriyle iki defa Oscar'a aday gösterilen Cate Blanchett, iki çocuğunun ardından geçtiğimiz nisan ayında da oğlu Ignatus'u dünyaya getirdi.

Blanchett, yoğun çalışma temposunun kendisini fit tuttuğunu söylüyor. Hugh Jacman'ın 'Süper kadın' olarak adlandırdığı ünlü oyuncu, setlerden arta kalan zamanını Sidney'de çocuklarıyla birlikte geçiriyor.

26 Aralık 2008 Cuma

Güzel kalcaların sırrı


Küçük, dar ve sıkı kalçalar... Kadın vücudunun en çok ilgi çeken bölgelerinden olan kalçaların biçimli olması aslında bir hayal değil. Biraz özen, bakım ve egzersiz kalçalarınızın forma girmesinde ve seksi bir görünüm almasında son derece etkili olabiliyor. Dişiliğin sembolü kalçalar için yapmanız gereken tek şey biraz zaman ayırmak ve gayret göstermek.

Su için

Suyun yararları saymakla bitmiyor. Cilt üzerinde olumlu etkileri olan suyu asla ihmal etmeyin. Günde 13 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin.

Egzersiz yapın

Sıkı ve biçimli kalçalara sahip olmak için bu bölgedeki kaslarınızı çalıştırmanız şart. Bunun için en ideal hareket şudur: Yere sırt üstü uzanarak kalçanızı 10 kere kaldırıp indirin. Daha sonra yukarıda 10 saniye kadar tutun. Bu hareketi 4 kez tekrarlayın. Bunun dışında yüzme, yürüyüş özellikle de bisiklete binmek de kalçalar için önerilen egzersizler arasında yer alıyor.

Masaj yapın

Masaj kalçalar için de çok yararlı. Piyasada satılan masaj aletleri ile yapabileceğiniz gibi suyla da masaj yapabilirsiniz. Özellikle soğuk suyun basıncı kalçalarınızın sıkılaşması için ideal.

Tuzdan kaçının

Tuzdan ve çok tuzlu yiyeceklerden uzak durun.

Hareketli olun

Özellikle masa başında oturarak iş yapan kadınların büyük bölümünde alınan kilolar kalça bölgesine gidiyor ve zamanla dolgun kalçalar ortaya çıkıyor. Bu nedenle gün boyu hareketsiz kalmayın. Ofisiniz üst katlarda ise asansör yerine merdivenleri kullanın.

Yürüyebileceğiniz mesafeler için arabanıza ya da toplu taşıma araçlarına binmeyin.

Ender Saraç Göbek eriten diyet

Eğer belirli bir bölgenizden (basen, göbek...) zayıflamak istiyor fakat bunu başaramıyorsanız umutsuzluğa düşmeyin. Böyle bir isteği ancak özel diyetlerle gerçekleştirebilirsiniz.

Sizlere 3 haftada, özellikle göbek-bel bölgesinden incelmeyi de sağlayacak özel bir program vereceğiz.

Ancak öncelikle şu noktayı vurgulayayım: Sadece diyetle bölgesel zayıflama tam olmaz.

Beraberinde özel egzersiz ve bazı özel bitkisel mönüler gerekir.

Bu programı 3 hafta uygulayın, 21'inci günün sonunda müthiş incelmeyi hayretle göreceksiniz.

Mekik hareketi

Dizlerimiz bitişik ve ayaklarımız birbirine paralel şekilde tabanları yeri gösterirken iki elimizi enseye koyup hızlı hızlı, sık sık ve kesik kesik hareketlerle karnımız acıyana kadar sabah ve akşam ellişer kez bu hareketi yapıyoruz. Bu hareket özellikle karın bölgesindeki kasları kuvvetlendirir, yağ dokusunu harekete geçirir ve yağların yanmasına yardımcı olur.

Sopalı hareket

Bu harekette de bir sopayı ense kökümüze alıp iki elimizi geçiriyoruz. Ayaklarımızı yere sağlam basıp süratli bir şekilde sağa ve sola doğru daha çok kalçadan yukarısını hızlı bir şekilde döndürerek birkaç dakikada bu hareketleri yapıyoruz. Bu haraket karnın yan tarafındaki kasların şekillenmesi ve göbeğin erimesini sağlar.

Bel kasları için mekik

Bir taraftaki kolumuzu, bükülmüş olan diğer taraftaki dizimize doğru hafifçe, sık sık ve seri hareketlerle yakınlaştırmaya çalışıyoruz. Bu hareketi de birkaç dakika dayanabildiğimiz kadar yapmaya gayret ediyoruz. Daha sonra diğer taraftaki ayağımızı ve kolumuzu değiştiriyoruz. Bu hareket karnın yan tarafına doğru olan kasları çalıştırmak için yararlıdır.

Haftanın tek günleri bunları yiyin

Kalkar kalkmaz: 1 bardak ılık ballı limonlu su (içine yarım tatlı kaşığı bal, 10 damla limon konacak).

Sabah sporu: 35 - 40 dakika tempolu yürüyüş yapın. Bol ter atmaya gayret edin. Ardından fotoğraftaki gibi 15-20 dakika spor.

Duş: Ham ipek kese veya kabak lifi ile 5 dakika fırçalar gibi göbek, basen, popo, bel sertçe fırçalanacak. 5 dakika kadar susam yağı, kekik yağı, biberiye yağı, melisa yağı ile aynı bölgeye masaj yapılacak.

Kahvaltı: 1 adet kabuklu yeşil elma, 1 adet sert şeftali

Ara: 2 parmak taze dil peyniri yiyebilirsiniz.

Öğle: 1 porsiyon ızgara tavuk (derisiz), bol rokalı yeşil salata (taze soğanlı).

Ara (saat 15.00): 3-4 yulaflı bisküvi.

Ara (saat 17.30): 1 adet yeşil elma.

Akşam: 4-5 kaşık zeytinyağlı fasulye (az yağlı), 1 dilim tam ekmek, mevsim salatası.

Gece: 1 bardak şekersiz tarçınlı ılık light süt. 3-4 fincan rezene çayı, yeşil çay, mısır püskülü, kiraz, avakado yaprağı karışım çayı içilecek.

Yasaklar
- Kolalı, şekerli içecekler
- Kızartma
- Hayvansal katı yağlar (tereyağı, kaymak, yağlı şarküteriler, yumurtanın sarısı, yağlı süt ürünleri, yağlı etler, tavuk - balık derisi, tam yağlı süt)
- Alkol (özellikle bira)
- Beyaz un
- Beyaz şeker
- Doğum kontrol hapları
- Aşırı gündüz uykusu
- Çikolata
- Yağlı çerezler
- Cips

Zayıflatıcı çayı elinizden düşürmeyin

Bir su bardağı için 1-2 adet avakado yaprağı, 1 çay kaşığı yeşil çay, küçük bir tutam kiraz sapı ve mısır püskülü, 1 çay kaşığı rezene tohumu sadece 1-2 dakika kaynatılacak ve hafifçe fokurdadıktan sonra 3-4 dakika demlenmeye bırakılacak.

Sonrasında şeker veya tatlandırıcı eklenmeyecek sadece çok ince bir dilim limonla içilecek. Yemeklerden biraz sonra da içebilirsiniz. Akşam yemeği mümkün olduğunca erken yenilecek.

Sabah ise erken kalkmak önemli çünkü erken kalktığınızda metabolizma hızlanır, sabah sporu ise vücudu canlandırır, harekete geçirir.

Dr. Ender Saraç

24 Aralık 2008 Çarşamba

Son Kilolar Neden Zor Gider?

ImageKilo vermeye karar verip başarılı bir şekilde 10 kg verdiniz hedefinize sadece 2 kg kaldı yani 61 kg ağırlığındasınız ve 59 kg olmak istiyorsunuz. Diyeti dikkatlice takip ediyor her sabah heyecanla tartıya bakıyor ama bir türlü 59 kilogramı göremiyorsunuz. Yalnız değilsiniz son kilolar biraz zor gider. Bazı kilolar özellikle dirençlidir. Her bireyin direnç gösteren bir vücut ağırlığı olabilir.

“Gerçekten dikkatli şekilde yiyorum, ama ne yazık ki şu 2 kilogramı kaybedemiyorum. Sanırım akşamları çok fazla meyve yiyorum, ama akşamları tek eğlencem TV karşısında bir şeyler yemek” dediğinizi duyar gibi oluyorum. Haksız sayılmazsınız aslında.

Ancak şu son 2-3 kiloyu vermeniz konusunda bazı engeller ve düzeltmeniz gerekenler olabilir:

Daha hafif olmanız için daha az kalori almanız gerekir
Kilo kaybetme hızı, hedef kilonuza yaklaştıkça azalabilir, çünkü sizin küçük bedeninizi korumak için daha az kalori harcamanız gerekir. Kaybedilen her kilo vücut yüzeyinizde azalma harcadığınız kalorinin de azalması anlamına geliyor. Bu sebeple vücut ağırlığınız az aldıkça ihtiyaç duyduğunuz kalori de azalır. 70 kg iken yediğiniz besinleri aynı miktarda 62 kg iken yerseniz kilo veremezsiniz veya tekrar kilo alabilirsiniz.

Disiplini delmek yok
Diyetin başında insanlar genellikle çok daha disiplinli olurlar. Çevreden gelen yemek teklifi ve ısrarlara kulak asmazlar ama 8 -9 kilo verdikten sonra etraftan gelen iltifatlar, “çok zayıflamışsın artık yeter” övgüleri kişiyi yoldan çıkarabilir ve her gün 50 -60 kalorilik küçük kaçamak haftada 400-500 kalori ayda 2000 kalori fazla yemek haline dönüşür bu da son kiloların daha zor gitmesine sebep olabilir.

Örneğin kahvaltı menünüzde meyve suyu varsa onun yerine bütün bir meyve yiyin kaloriyi yaklaşık 3 de 1 oranında azaltmış olursunuz

Yeni bir şey deneyin
Eğer hep aynı programın içindeyseniz, belki farklı bir beslenme şekli veya öğün saatlerinde değişiklik yapmayı akşam mümkün olduğunca erken yemeyi deneyebilirsiniz. Hareketinizi arttırmak bu tür durumlar en hızlı cevap veren yoldur.

Daha fazla sebze ekleyin
Öğünlerde bol bol çiğ sebze tüketin böylece kalori alımınız doğal olarak azalır

Bedeninizi Dinlenirin

Eğer 3 aydan daha uzun bir süredir diyet yapıyorsanız programa bir süre ara verin, kilo koruma programına geçin aynı kiloyu 1 -2 ay korumayı deneyin. Koruma döneminde farklı besinler tüketin. Tekrar diyete başladığınızda sorun oluşturan son 2 -3 kiloyu daha rahat verebilirsiniz.

Dirençli kilolarda moralinizi bozmayın

Daha önce de kilo alıp verdiyseniz bedeniniz önceki kilolarınıza sadakat gösterme eğiliminde olur. Uzun süre kaldığınız bir kilo diyetin tam orta dönemine denk gelip kilo verme hızınızı oldukça yavaşlatabilir. Böyle bir durumda sabırlı olmak ve hareketi arttırarak negatif enerji dengesine yardımcı olmak en doğru yoldur. Kendinizi aç bırakmak kesinlikle çözüm değildir. Üstelik siz aç kaldıkça metabolik hızınız yavaşlar ve daha sonra kilo alma riski doğar.

İşyerinde Sağlık

ImageKurumsal Beslenme Danışmanlığı

Bireylerin kendilerine yapacakları en önemli yatırım doğru beslenme ve düzenli egzersizdir. Bu konudaki bireysel bilinçlenme her geçen gün artıyor ancak gereken ilgiyi görmeyen kısım ise şirketlerin kendi çalışanlarının beslenmesi ve iyi yaşamlarına yapmaları gereken yatırımlar

Hangi sektörde olursanız olun , teknolojiye ve ekipmana ne kadar yatırım yaparsanız yapın, çalışanlar şirketin en önemli varlığıdır .
Çalışanlarınız kendilerini ne kadar sağlıklı ve mutlu hissederlerse, artan motivasyonları ile iş’te verimlilikleri , kuruma bağlılıkları o oranda artacaktır. Peki, en önemli yatırımınız olan çalışanlarınızı korumak, onların sağlıklı ve kuvvetli olmasını sağlamak için siz ne yapıyorsunuz?

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) “wellness”ı fiziken ve ruhen sağlıklı olmak şeklinde tanımlamaktadır.
Daha geniş kapsamlı düşünürsek, wellness, ruhumuzun ve fiziksel durumumuzun yeterli egzersiz, çeşitli meditasyon yöntemleri ve doğru beslenme ile desteklenerek en sağlıklı seviyeye getirilmesidir.

Yeterli egzersiz, çeşitli meditasyon yöntemleri ve doğru beslenme her ne kadar bir bütün olsalar da “doğru beslenme” bu işin anahtarıdır. Çünkü
doğru ve dengeli beslenmek kişilerin yaşam süresini, hayat kalitesini, sosyal beklentisini, ruhsal yapısını, fiziksel yapısını ve iş hayatındaki performansını doğrudan etkilemektedir.

Yapılan birçok araştırmada, doğru beslenmenin iş hayatındaki performans ile arasındaki doğru orantı kanıtlanmıştır.

İş verimini arttırmak, sağlık harcamalarını düşürmek, kuruma bağlılığı artırmak, çalışanların bellek ve konsantrasyonunu güçlendirerek iş potansiyelini yükseltmek, moral ve motivasyonu arttırarak bu yönde devamlılığı sağlamak ve rakiplerin önünde olmak için “Kurumsal Beslenme Danışmanlığı” giderek önem kazanmaktadır. Kurumsal beslenme danışmanlığı kapsamında şirketin mutfak denetimi ve menü danışmanlığının yapılması , çalışanlarının beslenme bilgi seviyesinin arttırılması ve üst düzey yöneticilere yönelik sağlıklı yaşam programlarının geliştirilmesi bulunmaktadır.

Dünyadaki birçok uluslararası şirket oluşan rekabetçi ortamda daha avantajlı olabilmek için, çalışanlarına sağlıklı yaşam programları uygulamaktadır. Wellness Councils of America (Amerikan Sağlıklı Yaşam Derneği)’ya gore, dünya çapındaki büyük şirketlerin %80-90’ı bu tip kurumsal programları uygulamaktadır. Texas Instruments, Johnson & Johnson, HP, Morgan Stanley, PepsiCo, Dupont, American Express Co., Time Warner Corp gibi kendi sektörlerde lider şirketler bu programların öncü uygulayacılarındandır.

Amerika’nın en önemli sigorta şirketlerinden Prudential tarafından yapılan bir çalışma, etkili bir wellness programı sayesinde işe gelinmeyen günlerin %20, kişi başı verimsizliğin %32 ve senelik ilaç harcamalarının %46 azaldığını ortaya koymuştur.

Diğer bir taraftan Amerika’da bulunan Employee Assistance Professionals Association tarafından hazırlanan raporda etkili bir kurumsal wellness programı sayesinde, kişi başı maliyetin $5-$7 arasında azaldığı, devamsızlığın %66 düştüğü ve hastalığa bağlı işe gelmemenin de %37 gerilediği gözlemlenmiştir.

JP Fitness Consultancy ise sağlıklı yaşam için yapılan yatırımlar 4.5-1 oranından 7-1’e kadar geri dönüş getirdiğini savunmaktadır.

Büyük Amerikan şirketlerinde sayılarla Kurumsal Wellness:

  • %74’ü personel sağlık taraması öneriyor.
  • %71’i sağlıklı yaşam ile ilgili eğitim ve bilgilendirme yapıyor.
  • %40’ı çalışanlarının sağlıklı kalmalarını motive etmek için maddi ödüller veriyor

Diyet öncesi hekim kontrolü önemi

Image Diyete başlamadan önce yapılan sağlık muayenesinin önemli Diyet kelime anlamı olarak aldığımız bazı gıdaların azaltılması/kısıtlanması anlamına geliyor. Halkımız diyet konusunda yeterince bilinçli olmadığından kişiye uygun olmayan diyetler sağlıksız sonuçlar doğuruyor. Vücut, yapılan bilinçsiz diyetlerle gerekli elektrolitleri ve vitaminleri alamıyor. Eğer bir de doktor kontrolüne gidilmediği için test edilmemiş şeker veya tiroit gibi hastalıklar söz konusuysa, zamanında müdahaleyle önüne geçilebilecekken bunlar, hayati tehlike oluşturabilecek hastalıklara dönüşüyor.

Diyet öncesinde yapılan doktor kontrolü düşünüldüğünde, düzenli doktor muayenesini önemi bir kez daha anlaşılıyor. Avrupa’da insanlar yılda 4 ila 6 kez aile hekimliğine başvurup genel sağlık kontrollerini yaptırıyorlar. Türkiye’de ise bu rakam çoğu zaman yılda bir bile değil. İnsanlarımız düzenli doktor muayenelerini yaptırıyor olsalar diyete başlamadan önce kontrolden geçmek gibi bir zorunluluk da ortadan kalkacak.

Kontrolsüz diyet tehlikeli olabilir.Doktor ya da diyet uzmanları olarak biz ‘diyet’ kelimesinden ziyade ‘dengeli beslenme’ yi kullanmayı tercih ediyoruz. Kilo vermek için de göz önünde tutulması gereken öncelikle ‘dengeli beslenme’ olmalı. Bunun için de karbonhidrattan şekere tüm besinlerden belli bir miktar almamız gerek. Kontrolsüz yapılan diyetlerde vücut gerekli besinleri alamadığı için, bu diyetleri yapan kişiler hayati tehlike oluşturabilecek çeşitli hastalıklara yakalanabilir. Örneğin, kadınlar arasında kansızlık çok yaygın bir hastalık. Kontrolsüz diyetle birlikte bu kansızlık artıyor. Bilinçsiz yapılan diyette, kan yapı taşlarının ihtiyacı olan folik asit, demir, B12 gibi vitamin ve mineraller yeterince alınmıyor. Bu da hastalığı daha ileri boyutlara taşıyor.

Hekimle diyetisyenin mutlaka birlikte çalışması önemli. Doktor hastanın fiziksel muayenesini ve laboratuar testlerini yaptıktan sonra diyete engel bir durum varsa onu tedavi ediyor. Ardından diyet uzmanı kontrolünde kişinin yemek alışkanlıklarına ve hareket aktivitesine uygun özel bir program uygulanıyor. Bu program sırasında hastanın rutin doktor muayeneleri yapılıyor. Dolayısıyla dengeli beslenme bir ekip işidir. Ve ancak bir ekip halinde haraket ederek doğru yapılabilir.

Günümüz şartlarında hem diyet uzmanı hem de hekim sayısının az olması nedeniyle beslenme programları yeterince uyumlu bir şekilde yürütülemiyor. Zira ne bir doktorun bir diyet uzmanı gibi beslenme programı hazırlamış ne de diyet uzmanının bir hekim gibi fiziksel muayene yapması doğru.